(1086 S. K. m. 432)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 07.05.2003 tarih ve 2003/72-2003/146 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.10.2004 günde taraflar ve vekilleri tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatifçe müvekkiline tahsis edilen konutun dava dışı bir ortağın açtığı dava sonunda elinden alındığını, kooperatifle birlikte müvekkilini ortaklığa kabul eden yönetim kurulunu ve tasfiye kurulunu oluşturan diğer davalıların zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, konut bedeli 7.000.000.000.-TL.nın davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın 6.750.000.000.-TL olarak kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı Sadık vekilinin temyizi üzerine Dairemiz'ce, davanın reddi gerektiğine işaret edilerek karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davacının kooperatife karşı talep hakkı bulunduğu sürece, yöneticilere karşı henüz dava hakkı doğmadığı gerekçesiyle, red karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı Sadık K hakkında verilen karara yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemenin davanın kısmen kabulü yönündeki ilk kararı aleyhine hüküm kurulan diğer davalılarca temyiz edilmemekle kesinleşmiş olup, bozmadan sonra kararı temyiz etmeyen davalılar açısından da red kararı verilmesi usul açısından kazanılmış hakları ihlal edici nitelikte olduğundan, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı Sadık Kaltakkıran hakkındaki karara yönelik temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, davacı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücretinin takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy