(6762 S. K. m. 385, 469/2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.10.2003 tarih ve 2000/580-2003/1323 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.02.2005 gününde davacılar avukatı M.Hakkı Çıngır gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkillerinin ortağı bulunduğu davalı anonim şirketin 27.04.2000 tarihli genel kurul toplantısında yasa ve anasözleşmeye aykırı olarak şirket karının yasal yükümlülüklerinden arta kalan kısmının dağıtılmayıp olağanüstü yedek akçe olarak ayrıldığını ileri sürerek, ( 6 ) nolu kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacıların, çoğunluk payına sahip bulundukları dava dışı şirketin müvekkili şirketin rakip olması nedeniyle her önemli genel kurul kararına muhalif kaldıklarını savunmuştur.
Mahkemece, şirket kayıtlarına ve benimsenen son bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu genel kurul kararının anasözleşmenin 25 ve TTK.nun 385 nci maddeleri ile korunan davacı paydaşlarının kazanılmış haklarını çiğnediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
TTK.nun 385 nci maddesi hükmüne göre kar payı almak da dahil bazı ortaklık hakları müktesep hak niteliğindedir ve bu haklarda kural olarak ilgili pay sahiplerinin rızaları dışında hiçbir değişiklik yapılamaz.
Davalı şirket anasözleşmesinin 25 nci maddesiyle de net karın %5'inin birinci temettü olarak ortaklara dağıtılacağı öngörülmüş olup, bu orandaki kar payının TTK.nun 385 nci maddesi anlamında müktesep hak olduğu kuşkusuzdur. Ancak, kar payından doğan müktesep hakka ilişkin bu kural mutlak olmayıp, yasal koşulların gerçekleşmesi halinde ve uzun vadede daha yüksek ve istikrarlı kar payı dağıtılmasını sağlamaya yönelik olarak net karın saklı tutulan oranının dahi olağanüstü yedek akçelere ayrılması mümkündür. Nitekim, TTK.nun 469/2 nci maddesinde şirketin devamlı gelişmesinin zorunlu kılması halinde yasa ve anasözleşmede belirtilenlerden başka yedek akçeler ayrılabileceği öngörülmüştür.
Davalı şirketçe esas sermaye ve özvarlığın çok üzerinde dış yatırım taahhüdüne girildiği, teşvikli iç yatırımlar nedeni ile de özkaynakların ivedilikle artırılması zorunluluğu nedeniyle 1999 yılı genel kurulunda kar payı dağıtılmamasının kararlaştırıldığı savunulmuştur. İlk iki bilirkişi raporunda da savunmada belirtilen olgular sabit görülmüş ve TTK.nun 469/2 nci maddesi ölçütlerine uygun karar alındığı bildirilmiştir. Ancak, ilk bilirkişi kurulundaki bir bilirkişinin başka bir dosyada karşıt görüş bildiren raporu düzenlediğinden bahisle alınan sonraki iki raporda ise anasözleşmenin 25 nci maddesinde belirtilen %5'in müktesep hak oluşturduğu ve hiçbir biçimde bu oranda kar payı dağıtılmasının önlenemeyeceği sonucuna varılmıştır. Mahkemece, raporlar arasında ortaya çıkan bu çelişki giderilmediği gibi, TTK.nun 469/2. maddesi hükmünün tartışılmaması, önceki yıllara ait aynı yöndeki genel kurul kararları ile ilgili davaların akıbetinin dikkate alınmaması ve eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı tarafın temyiz itirazlarının kabulü gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, davalılar vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy