(1163 S. K. m. 17) (818 S. K. m. 61)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 6.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.10.2003 tarih ve 2002/1176-2003/897 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.12.2004 günde davacı avukatı Hatice D ile davalı avukatı Ahmet Y gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı olduğu dönemde çekilen kura sonucunda 8 nolu bağımsız bölümün adına isabet ettiğini, müvekkilince tüm ortaklık vecibelerinin yerine getirilmesine rağmen hakkında ihraç kararı alındığı ve bu kararın kesinleştiği, ihraç kararının kesinleşmesi nedeniyle bağımsız bölümün kendisine verilemeyeceğini, bu durumda kooperatifin sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, dairenin rayiç bedelinin tazmininin gerektiği gerekçesiyle, şimdilik ( 30.000.000.000.- ) TL.nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı hakkında alınan ihraç kararının 2002 yılında kesinleştiği, 2002 yılı bilançosunun ise genel kurulca kabul edilip kesinleşmemesi nedeniyle tazminat değil, aidatların bile geri ödenmesini isteyemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davacının davalı kooperatif ortağı olduğu dönemde kooperatifçe belirlenen parayı ödediği, ancak bilahare ortaklıktan çıkartıldığı, davacı tarafından kooperatife ödenen para kendisine iade edilmediği gibi, kurada kendisine isabet eden konutunda teslim edilmediği gerekçeleriyle, taleple bağıl kalınarak ( 30.000.000.000.- ) TL.nın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.Dava, davacının kooperatif ortaklığından ihracı nedeniyle ortaklık payına bağlı olarak kendisine tahsis edilen konut bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davacının davalı kooperatifteki ortaklığı 13.10.1999 tarihli ihraç kararına istinaden sona ermiştir. Yapı kooperatifleri tip ana sözleşmesinin 15 nci maddesine göre devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları, o yılın bilançosuna göre hesaplanarak, bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verilir.
Davacı, ihraç suretiyle kooperatif ortaklığından çıktığına göre, kooperatif ana sözleşmesinin 15 ve 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1 nci maddeleri hükümleri gereğince, davacı, dava konusu kooperatife yatırdığı paralarının iadesinden ibaret hakkını, ancak ortaklıktan çıkarıldığı yıl bilançosunun genel kurulca kabulünden bir ay sonra o da aynı kanunun 17/2 nci maddesi uyarınca iade ve ödemelerin geciktirilmesi hakkında kararı yoksa, isteme hakkına haiz olur. Başka bir anlatımla, davacının davalı Kooperatiften olan alacak miktarının Kooperatif ana sözleşmesi ve 1163 sayılı Yasa'nın 17 nci maddesi kapsamında belirlenmesi gerekirken, sanki davacı ortağa haksız olarak konut verilememişçesine, kooperatife yatırdığı paraların güncellenmiş değerine hükmedilmesi mümkün değildir. Mahkemece, açıklanan hususlar dikkate alınmaksızın, yasal hiçbir gerekçe içermeden yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. .
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, takdir edilen 400.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy