(1163 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.12.2003 tarih ve 2001/236 - 2003/832 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu,18.3.2001 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 12 ve 13 no'lu kararların eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek, bu kararların iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı iddialarının asılsız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, genel kurul toplantısına katılan davacının 12 no'lu karara muhalefet şerhi koymadığı, ancak geçersiz vekaletnameler nedeniyle bu madde için karar nisabı sağlanmadığından 12 no'lu kararın yok hükmünde olduğu, 13 no'lu kararın 60 kişinin ayrılarak kalan ortaklardan Ankara 2. Ticaret Mahkemesi'nin 1996/194 sayılı kararı ile tespit edilen ayıplı ve eksik işler bedelinin alınmasına karar verildiği, dava dilekçesi ve davacının son celsedeki beyanına göre davanın genel kurul kararında ayrılan 60 ortakla ilgili olmadığı, C blokta bulunan ortakların ödemeye katılmasıyla ilgili olduğu, bu kararın nitelik itibariyle aidat tespiti niteliğinde olduğu, eksikliklerin giderilmesinde ödenen paradan tüm ortakların sorumlu olmasının eşitlik ilkesi gereği olduğu, eksiklikler daha önce yapılmış olsaydı ortaklardan toplanacak aidattan ödeneceğinden alınan karara mahkeme kararına dahil ortakların katılmasında sakınca bulunmadığı, bu nedenle 13 ncü maddeye ilişkin davanın reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 13.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy