(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 99/1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6.Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.12.2003 tarih ve 2003/862-2003/1171 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı T Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraf aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davalı Sedat Kurt yönünden davanın vazgeçme nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne dair tesis edilen hüküm, davalı T Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, trafik sigorta sözleşmesinde primin peşin olarak tahsilinin zorunlu olmasına, primin ödenmemesi nedeniyle trafik sigorta poliçesin iptal edildiği iddiasının zarar görenlere karşı ileri sürülmesinin mümkün bulunmamasına, 3095 sayılı Yasa'nın 4489 sayılı Yasa ile değişik 1 nci maddesine uyarınca yasal faizin, reeskont faiz oranı olarak belirlenmiş olmasına göre, davalı T Sigorta A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigortasından kaynaklanan rucuen tazminat alacağının tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece, davacının ödeme günü olan 13.02.2001 tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına karar verilmiştir. Ancak, davalı sigortacının sorumluluğunu kamu düzeni amacıyla mecburi hale getiren KTK.nun 99/1 nci maddesinde, trafik sigortacısının zarar giderim yükümlülüğü, rizikonun ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde yerine getirmek şeklinde belirlenmiş bulunmaktadır. O halde, usulüne uygun bir başvuru yapılıp yasada belirlenen süre dolmadan trafik sigortacısı bakımından alacağın muacceliyetinden ve dolayısıyla temerrüdünden bahsedilemez.
Somut olayda, dosya kapsamından davacının davalı trafik sigortacısına bu yönde bir başvurusunun olduğu anlaşılmasına rağmen, başvuru tarihine dair bilgi veya belgeye ise rastlanılmamıştır. O halde, mahkemece, davacı taraftan başvurunun tebliğine ilişkin belgesi istenip, ibraz edildiğinde tespit edilecek tarihe 8 iş günü eklenmek suretiyle bulunacak tarihten, başvuru tarihi kanıtlanamaz ise, takip tarihinden itibaren davalı T Sigorta A.Ş. aleyhine temerrüt faizine hükmetmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı T Sigorta A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı T Sigorta A.Ş. yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy