(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 283, 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Edirne Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 02.10.2003 tarih ve 2002/586-2003/474 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigortanın, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak, davalılar aleyhine açtığı kasko rücu davasında, mahkemece davanın davalılardan belediye bakımından kabulüne ilişkin karar, Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin, aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm vermeye elverişli nitelikte olduğunu söylemek olanaklı değildir. Zira, alınan raporda davalılardan belediyenin sorumluluğu, kazaya karışan aracın işleteni olmasından değil de, bu yerdeki elektrik hattının döşenmesindeki denetim sorumluluğu kapsamında değerlendirilmiştir. Oysa, mahkemece, bilirkişi kurulunun bu saptamasına itibar edilmeyerek, davalı sürücüye verilen 1/8 oranındaki kusura göre işleten sıfatıyla davalı belediye aynı oranda sorumlu tutulmuştur.
Öte yandan, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, belediyenin kusursuz sayılması durumunda, kusur dağılımının nasıl olacağı hususu açıklığa kavuşturulmamış olup, mahkemece bu husus da karar yerinde yeterince tartışılmamıştır.
Bu durumda mahkemece, yukarıdaki açıklamalar ışığında, oluşa uygun ve kusur durumunu yeterince irdeleyen, davalılardan belediyenin sorumluluğunu salt işleten sıfatına göre değerlendiren, aynı bilirkişi kurulundan ek rapor yada yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınmak ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy