(818 S. K. m. 105)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 23.12.2003 tarih ve 2000/684-2003/1993 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.12.2004 günde davacı avukatı Y. S. ile davalı avukatı S. M. D. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Aralan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya sigortalı olan müvekkiline ait işyerinde meydana gelen yangın rizikosunun rızan tazmin edilmemesi üzerine açılan davalar sonucunda tazminata kavuşabileceğini, ancak, yürütülen temerrüt faizinin gerçek zararı karşılamadığını ileri sürerek, (100) milyar lira munzam zararın reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın (92.893.480.601) TL. üzerinden kısmen kabulüne ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce (mal sigortalarında munzam zararın ikame ilkesine göre hesaplanması gerektiği) gerekçesiyle bozulmuş olup, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda hasarlaşan sigortalı makine-teçhizat ve emtianın ödeme tarihleri itibariyle yerine (162.818.941.471) TL. karşılığında konabileceği, davacının davalıdan aldığı (25.018.858.529) TL. ilamlı alacağın indirilmesinden sonra oluşan munzam zararın talepten fazla olmasına karşın ilk kararın davacı tarafça temyiz edilmemiş olması nedeniyle aynı miktara hükmedilmek gerektiği sonucuna varılarak (92.893.480.601) TL.nine reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, kararın dayandırıldığı bilirkişi raporları Dairemiz bozma ilamında değinilen irdeleme ve saptamaları içermemektedir.
Bozmada, davacı sigorta ettirenin isteyebileceği munzam zararın yangın sonucu hasarlaşan ve zayi olan makine ve emtianın ödeme tarihindeki rayiç değerleri ile ödenen miktar arasındaki farktan ibaret olacağı belirtilmiştir. Ne var ki, ortaya konulan bu ölçüt hasarlı makine ve emtianın somut durumundan kaynaklanan özellik ve reel değerinden bağımsız bir rayiç piyasa fiyatı verisine dayanılmasını gerektirmemelidir. Çünkü, poliçe genel şartları hükmü uyarınca yangın rizikosuna bağlı sigortacı sorumluluğuna ilişkin zarar giderim değeri, sigortalı emtia ve donanımın rizikodan bir gün önceki piyasa alım rayiç fiyatları temel alınarak hesaplanmalıdır. Zarar giderim değerine esas bu ölçüt, BK.nun 105 nci maddesine göre istenecek munzam zararın hesabında da hareket noktası bir veri olarak mutlaka gözetilmelidir. Yani, hasarlanan makine ve emtianın rizikonun gerçekleştiği tarihten bir gün önceki somut ve gerçek piyasa alım rayiç fiyatları saptanıp ödeme tarihindeki özelliklerine, kullanım sürelerine, yıpranmadan doğan değer aşımına, amortisman payına uğramış halleri ile yerlerine eşdeğer özelliklerdeki emsallerinin konulması için gerekecek alım fiyatları ile davalı sigortacının yaptığı ödemeler arasındaki fark davacının munzam zararı olarak kabul edilmelidir. Oysa, bilirkişi raporlarında bu yön dikkate alınmamış, hasarlı malların yenilerinin piyasa fiyatlarına göre hesaplama yapılmıştır.
Bu durumda, uzman bilirkişiler kurulundan kesinleşmiş tazminat davaları, dosyalarındaki verilen ve davacının envanter kayıtlarında yer alan veriler dikkate alınarak açıklanan ölçüt ve yönteme uygun munzam zarar hesaplattırılması zorunlu bulunduğundan kararın bu yön bakımından bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentteki nedenlerle, davalı-sigortacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400.000.000 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy