(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.11.2003 tarih ve 2003/275-2003/825 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı bakanlık bünyesinde bulunan Gebze Emniyet Müdürlüğü'nün lojman olarak kullandığı 40 nolu dairenin mutfak ve banyo tesisatının delinip patlaması neticesinde sızan suların önce müvekkili şirkete sigortalı 36 nolu daireye, daha sonra da 28 nolu daireye sirayet ederek hasarlanmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, TTK.nun 1301 nci maddesi gereğince sigortalılara ödenen toplam 3.028.800.000.-TL'nin 08.07.2002 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin binanın maliki olmadığını, her ne kadar bahse konu dairede müvekkili kurum personeli oturmakta ise de zarar ile memurun görevi arasında illiyet bağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, dava konusu taşınmazın asıl malikinin Hazine olduğu, davalıya tahsis edildiği, bu tahsis doğrultusunda da alt kullanıcı memurlara lojman olarak kiralandığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK.nun 1301 nci maddesi gereğince açılmış rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dava, Emniyet Genel Müdürlüğü'ne izafeten İçişleri Bakanlığı aleyhine açılmış, mahkemece dava konusu zarara sebebiyet veren taşınmazın malikinin Hazine olduğu, gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Devlet, kamu tüzel kişilerinin başında bir kurum olup, bakanlıkların Devlet tüzel kişiliğinden ayrı ve bağımsız bir tüzel kişilikleri yoktur. Çünkü, bakanlıklar Devlet kamu tüzel kişiliğinin organıdırlar. Bakanlıklar, tüzel kişiliğin birer organı olduğu için, davada taraf ehliyetine sahiptirler. Bakanlıkların taraf oldukları davalar da Devleti temsilen Hazine avukatları tarafından takip edilirler. Mahkemece açıklanan nedenlerle işin esasına girilmesi gerekirken, davalıya husumet tevcihinde hata olmadığı düşünülmeden husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy