(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.10.2003 tarih ve 2002/683-2003/685 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacının, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davalı K Sigorta Şirketi hakkındaki konusuz kalmış olması nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen hüküm, Davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu istemine ilişkindir.
Davacının sigortalısına zarar veren aracın zorunlu trafik sigorta poliçesini davalı sigorta şirketi düzenlemiş olup, davacı bu dava ile sigortalısına ödediği tazminat miktarını, poliçe teminatı ile sınırlı olmak üzere davalı sigorta şirketinden istemektedir. Bu durumda davacının ödediği tazminat miktarı ne kadar yüksek olursa olsun, davalı sigorta şirketinin gerek tazminattan sorumluluğu ve gerekse vekalet ücreti alacağından sorumluluğu davacı vekilinin talebi doğrultusunda poliçe limiti ile sınırlı ve onunla orantılı olarak hesaplanmalıdır.
O halde mahkemece, davalı sigorta şirketinin düzenlediği sigorta poliçesine göre teminat miktarının tümünün gerçek zarar kapsamında kaldığı, bunun dışında davalı sigorta şirketinden bir talepte bulunulmamış olmasına göre, davalı sigorta şirketi yararına vekalet ücretine karar verilmemesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy