(6762 S. K. m. 1286, 1288)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesince verilen 12.11.2003 tarih ve 2002/361-2003/522 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşü1üp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 26.03.2001 tarihinde makine kırılması poliçesi ile davalı şirketi sigorta ettirdiği ekskavatör'ün 30.07.2001 günü çalışırken, taşocağından taşların düşmesi sonucu hasarlandığını parça ve işçilik giderinin 40.839.898.744 lira olduğunu ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çifte sigorta nedeniyle, müvekkilinin düzenlediği sonraki poliçenin hükümsüz olduğuna, kaldı ki eksik sigorta uygulaması sonucu sorumluluklarının 18.671.689.360 TL. ile sınırlı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre, riziko tarihinden önce ilk poliçenin süresinin bitmesi, poliçe lehdarı olan sigortalıların farklı oluşu farklı poliçe bedellerinin sigorta ettirilmesi nedeniyle, TTK'nun 1286. madde hükmünde düzenlenen çifte sigorta koşullarının oluşmadığı, eksik sigorta bulunmadığı, davacının 34.660.367.091 lira tazminata hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 26.03.2001 tarihinde 60.000.000.000 lira olan rayiç değeri üzerinden % 100 enflasyon klozu ile sigorta edilen 1998 model iş makinesinin, 126 gün sonra kazanın olduğu 30.07.2001 gününde sigorta bedeli, enflasyon klozu uygulanarak 80.712.328.686 liraya ulaşmış olup olay gününde bir gün öncesi itibariyle aracın rayiç değerinin ifade eden sigorta değeri, hükme esas bilirkişi raporunda tespit edilmemiş ise de aracın modeli ve 126 günlük sürenin kısalığı karşısında, sigorta değerinin, sigorta bedelinin ulaştığı değerin üzerinde bir meblağa varmasının mümkün olmaması kanaatine varılmasına, ekspertiz raporunda 130.593.760.000 lira olarak bulunan sigorta değerinin, dosya kapsamına göre aracın hem olaydan sonraki 28.09.2001 günü itibariyle hem de sıfır olarak satış fiyatını ifade etmesine nazaran, TTK'nun 1288. madde hükmünde yazılı eksik sigorta koşullarının somut olayda gerçekleşmemiş bulunması karşısında, hükme esas bilirkişi raporunun sonucu itibariyle doğru olup davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi için hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi için hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 06.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy