(4077 S. K. m. 10, 10/A, 23)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Hayrabolu Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.12.2003 tarih ve 2003/10-2003/440 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının Mavikart Kredi Sözleşmesi'ne müteselsil kefil olduğunu ve ihtara rağmen ödemediğini ileri sürerek, toplam 11.923.803.787 liranın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kredi kartı üyelik sözleşmesine dayalı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Kararı temyiz edilen Hayrabolu Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen hükümden önce, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 10 ncu maddesine eklenen 10 /A madde hükmünde kredi kartı ile ilgili düzenlemeye yer verilmiş ve tüketici kredisine ilişkin 10 ncu maddeye atıf yapılmış olup, 23/1 nci madde hükmü karşısında, bu davaya bakmak tüketici mahkemelerinin görevine girmiştir. Öte yandan, bu davalar aynı Kanunun 23/2 nci madde hükmüne göre, harçtan muaftır.
Mahkemelerin görevi, dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, Hayrabolu'nda müstakil bir tüketici mahkemesi ve ticaret mahkemesi bulunmamaktadır. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 22.6.1995 tarih ve 437 sayılı kararına göre, tüketici mahkemesi kuruluncaya kadar bu mahkemelerde görülmesi gereken davalara, o yerde varsa ticaret mahkemesinin, yok ise, sadece 1 ve 2 nolu asliye hukuk mahkemesi bulunan yerler için 1 nolu; üç yada daha fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerler için, üç nolu asliye hukuk mahkemesince bakılması gerekmektedir.
O halde, mahkemece, bu davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılmasına ilişkin bir ara kararı verilerek, yukarıda belirtilen yasa hükümleri çerçevesinde davanın ele alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, genel mahkeme sıfatıyla davaya bakılması doğru olmamıştır.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy