(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Akhisar Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.05.2003 tarih ve 2002/170-2003/219 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının borçlu müvekkilinin de kefili olduğu borçtan dolayı müvekkilinin tütün koçanından 916.000.000 TL. kesinti yapıldığını, açılan dava ile alacaklı SS 1085 sayılı A Merkez ve C Köyleri Tütün Tarım Satış Kooperatifi'nden tahsili yönünde karar alındığını, bakiye 503.780.000 TL.nin tahsili için davalı aleyhine yapılan icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu iddia ederek, anılan meblağın 20.04.2001 tarihinden işleyen faizi ve %40 inkar tazminatın ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, borcunu kooperatife ödediğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ile davalının müşterek ve müteselsil borçlu olarak dava dışı kooperatiften kredi aldıkları, davalının borcun bir kısmını ödememesi üzerine davacının tütün parasından icra kanalıyla tahsilat yapıldığı, davacının icra takibinde bulunduğu, davanın tahsil davası olduğu, inkar tazminatı talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 393.780.000 TL.nin 1.7.2002 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, kefil sıfatıyla ödenen borcun, asıl borçludan tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, dosya üzerinde yaptırılan bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hüküm eksik incelemeye dayandığı gibi, karara esas alınan bilirkişi raporu da denetime elverişli değildir. Zira, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı, davalı ve dava dışı İftadiye Ç'in 1... Sayılı Tütün Satış Tarım Kooperatifi'nden birlikte kullandıkları zirai kredi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Anılan sözleşme uyarınca, her bir borçlu 450 milyon TL kredi kullanmış, ancak toplam 1.350.000.000 TL için müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla borç senedi imzalamışlardır. Dava dışı kredi kullandıran tütün kooperatifi, borcun 685.000.000 TL lık kısmının ödenmemesi üzerine, davacı dahil kredi borçluları aleyhine icra takibinde bulunmuş, davacının tütün koçanından 916.000.000 TL haciz yoluyla tahsil edilmiştir.
Fazladan tahsilat yapıldığı iddiasına dayalı, davacı tarafından kooperatif aleyhine açılan istirdat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili, müvekkiline ait tütün koçanından icra kanalıyla kesilen paranın, istirdat davasıyla kazanılan kısım dışındaki miktarının davalının borcuna mahsuben kefil sıfatıyla ödendiğini, bundan asıl borçlu davalının sorumlu olduğunu iddia etmiştir. Davalı, borcun ödendiğini savunarak bir takım ödeme belgeleri sunmuştur.
Ancak, mahkemece, kredi borçlularınca dava dışı kooperatife hangi tarihlerde ne kadar ödeme yapıldığı, toplam ana para ve işlemiş faiz borcunun ne kadar olduğu tespit edilmemiştir. Ayrıca, dava dışı kooperatifin yaptığı icra takibinde davacı, borcun 110 milyon TL kısmının kendisine ait olduğunu kabul etmiş olmasına göre, davacının yaptığı ödemelerin ne kadarının asıl borç, ne kadarının kefil sıfatıyla yapıldığı irdelenmemiştir.
O halde, mahkemece, uzman bilirkişi vasıtasıyla dava dışı kooperatif kayıtları, kredi borç senedi, icra dosyaları, tarafların sunmuş oldukları ödeme belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak, davacının kendisinin kullandığı kredi dışında kefil sıfatıyla davalı borcunu ödeyip ödemediği, ödemiş ise, rücu edebileceği miktarın tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy