(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Niğde Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.11.2003 tarih ve 2002/229-2003/752 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacının, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraf aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen hakim, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalıların yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigortasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, kusur oranının ve zarar miktarının tespiti bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılarak hüküm kurulmuştur. Karara esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda davalı sürücünün %70 oranında kusurlu olduğu açıklanmış olmasına rağmen, makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen ikinci raporda ise kusur oranının %50 olduğu ifade edilmiştir. Mahkemece, raporlar arası çelişki giderilmeden ve birinci rapora itibar edilme nedenleri karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, davalı Hanifi D temyiz itirazında hasara neden olduğu iddia edilen aracı kazadan önce Niğde 1.Noterliği'nce düzenlenen sözleşmeyle dava dışı firmaya satıp devrettiğini bildirmiştir. Her ne kadar davalı davaya yanıt vermemiş ise de, bahse konu temyiz itirazı sıfata yönelik olup, yargılamanın her aşamada dikkate alınmalıdır. O halde, anılan davalıya satım sözleşmesini ilişkin kanıtlarını sunması için süre verilmesi, ibraz edildiğinde motorlu araç üzerindeki mülkiyetin noterlikçe düzenlenen satış sözleşmesi ve araç üzerindeki zilyetliğini devriyle başkasına geçtiği, keyfiyetin trafik siciline aksettirilmesinin zorunlu olmadığı hususu da dikkate alınarak davalı Hanifi D'ın kaza tarihi itibariyle işleten sıfatının devam edip etmediğinin tespit edilip, sonucuna göre bir karar verilmesi için de kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalılar, ( 3 ) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı Hanifi D yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy