(6762 S. K. m. 520/5, 688) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Üsküdar Asliye 5.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.07.2003 tarih ve 2001/772-2003/692 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkili A. ile davalının Ö. Kuyumculuk San.ve Tic.Ltd. Şti'nin eski ortaklarından olduğunu, taraflar arasında varılan anlaşmaya göre, müvekkilinin davalının şirketteki hisselerini 7 kilo saf altın karşılığında 30.03.2001 tarihinde devralıp karşılığında tanıklar huzurunda garanti için bono verdiğini, diğer davacının da senedi kefil olarak imzaladığını, daha sonra 26.06.2000 tarihinde noterde hisse devir sözleşmesi yapılıp tarafların birbirini ibra ettiği halde davalının bonoyu iade etmediğini ileri sürerek bedelsiz kalan bono nedeniyle müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketteki hisselerini devrettiği halde davacıların senetteki bedeli kambiyo senedi vasfı olmadığı gerekçesiyle ödemeyeceklerini belirttiklerini, senetten doğan alacağın halen ödenmediğini, senedin teminat gayesiyle verildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacı her ne kadar noter senedine dayalı olarak 7 kg saf altını davalıya verdiğini, bu nedenle senedin hükümsüz kaldığını belirtip iptalini istemişse de, tarafların senedin alımını takiben karşılıklı olarak alacak verecek kalmadığını beyan edip noterde sözleşme düzenledikleri, olağan hayat akışına göre de böyle olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, bedelsiz kaldığı ileri sürülen bono nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde; tanık beyanlarına göre, dava konusu 30.03.2001 tarihli emre muharrer senedin şirket hisse devri karşılığında verildiği, senedin kambiyo senedi vasfı taşımadığı, aynı tarihli inşaat ve kuyumcunun satış sözleşmesi başlıklı adi yazılı sözleşmenin noterde 26.06.2000 tarihinde yapılan limited şirket hisse devir sözleşmesinden önceki tarihli oluşu, noterde yapılan sözleşmede İ.'nin Ö. Kuyumculuk San.ve Tic.Ltd.Şti.'nin hisselerinin 3.500.000.000.-TL.lik kısmından 2 milyarlık kısmını davacılardan A.'ya tüm hak ve hukuki yükümlülükleriyle, aktif ve pasifleriyle birlikte devrettiği, devir bedellerinin nakten ve tamamen ödendiği, tarafların bu devirle ilgili olarak birbirlerini ibra ettiklerinin belirtildiği, mahkeme gerekçesinde de bu hususlar vurgulandığı halde mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu senet nedeniyle davacının borçlu olmadığının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle çelişir şekilde davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy