(818 S. K. m. 18, 41)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Harran Asliye Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 09.10.2003 tarih ve 2003/137-2003/150 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava borcun bulunmadığının tespitine ve bloke edilen paranın faizi ile birlikte tahsiline ilişkindir. Dava, Yargıtayın bozma ilamına uygun olarak reddedilmiş ve hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin çiftçi olduğunu, 2000 yılına ait pamuk desteklemesi için adına "kütlü pamuk hak ediş belgesi" düzenlendiğini, 2835 USD karşılığı destekleme primine hak kazandığını, destekleme prim alacağının tahsili için davalı bankaya giden müvekkilinin, hesabına bloke konmuş olduğunu ve hesabındaki ( 4.325.000.000.- ) TL.nın davalı kooperatif hesabına aktarıldığını öğrendiğini, müvekkilinin davalılara hiçbir borcunun olmadığını ileri sürerek, davacının borcunun bulunmadığının tespitiyle, müvekkiline ödenmesi gereken ( 4.325.000.000.- )TL destekleme prim alacağının bloke tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif temsilcileri, davacının kooperatife her hangi bir borcunun bulunmadığını ancak davacının eşi Halil Kulak'ın borçlu bulunduğunu, Halil Kulak'ın ipotek taahhütnamesinin 2 nci maddesine aykırı biçimde, araziyi davacıya kiraya vererek, kooperatiften mal kaçırdıklarını, kooperatif yönetim kurulu kararına istinaden pamuk destekleme primine bloke konulduğunu belirtmişlerdir.
Davalı banka vekili, davacının kocasının arazisinde kiracı olarak gözükmesinin muvazaalı bir işlem ve kooperatif alacağını akim kılma amacına yönelik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin kararı Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı ile dava dışı kocası arasındaki görünüşteki kira sözleşmesinin mevcut muvazaa nedeniyle geçersiz olması karşısında, borçlu ( davacı eşi olan ) Halil'e ait arazide yapılan tarım nedeniyle oluşan destekleme prim alacağına adı geçenin kooperatife olan borcu nedeniyle bloke konulmasında bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 13.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy