(6762 S. K. m. 1277)
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.01.2004 tarih ve 2002/494-2004/21 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.02.2005 günde davacı avukatı A. K. ile davalı avukatı D. A. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya kasko sigortalı olan müvekkiline ait aracın trafik kazası sonucu uğradığı hasarın sürücünün (0,30) promil alkollü olduğu gerekçesiyle tazmin edilmediğini, oysa, kazanın oluşumunda sürücünün alkollülüğünün etken olmadığını ileri sürerek, sigorta tazminatının tahsili için girişilen icra takibine yönelik davalı itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kaza anında sigortalı,aracın sürücüsünün (0,71 promil) alkollü olduğunu, TTK.nun 1277 ve poliçe genel şartlarının A.5.5 maddesince rizikonun sigorta güvencesi dışında kaldığını savunmuştur.
Mahkemece, sunulan kanıtlara ve nöroloji uzmanı hekim, hukukçu ve hasar uzmanından oluşan bilirkişiler kurulu raporuna dayanılarak, kaza anında sigortalı aracın sürücüsünün (0,50) promil alkollü olduğu, kazanın alkolün etkisinden kaynaklanmış olabileceği ve rizikonun sigorta güvencesi kapsamına girmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, sigortalı aracın sürücüsünün (0,50) promilin üzerinde alkollü olduğu sırada gerçekleşen rizikonun sigorta güvencesi dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kasko Sigortası Genel Şartları'nın 4/d maddesine göre, sigortalı araç sürücüsünün (0.50) promilin üzerinde alkollü olduğu sırada meydana gelen trafik kazasından doğan riziko sigorta güvencesi dışındadır. Ancak, Dairemizce bu hüküm öteden beri dar yorumlanmamakta, alkol oranının belli değeri aşmasının tek başına sigortacı sorumluluğunu ortadan kaldıramayacağı, kasko sigortalı araç sürücüsünün kaza anındaki alkol oranı ne olursa olsun, kazanın salt (münhasıran) sürücünün alkollü olmasından ileri gelmesini aramakta, bu olgunun da nöroloji uzmanı hekim, hukukçu ve trafik uzmanı bilirkişilerden oluşturulacak kurulca, saptanması koşuluna bağlamaktadır.
Oysa kararın dayandırıldığı bilirkişi raporunda yukarıda değinilen yöne tam bir açıklık getirilmemekte, kazanın davacıya ait aracı kullanan kişinin aldığı alkolün etkisinden kaynaklanmış olabileceği biçimde kesinlik taşımayan kanıya varılırken, öte yandan da doğrultu değiştirme manevralarına ilişkin kurallara aykırı (U) dönüşü yapan karşı araç sürücüsünün de yarı yarıya kusurlu olduğu belirtilmektedir. Böyle bir belirlemenin ise Dairemizin açıklanan ilkesi anlamında kazanın salt sigortalı aracın sürücüsünün alkollü olması nedeniyle meydana gelme koşulu ile örtüşmediği ortadadır.
Bu durum karşısında, Dairemizin ilke ve ölçütlerine uygun düşmeyen bilirkişi raporu esas alınarak davanın reddi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile eksik incelemeye dayalı hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400.00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy