(6762 S. K. m. 1301) (2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 101) (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları (ZMSS) B.2)
Dava:Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.12.2003 tarih ve 2002/643-2003/703 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin aracının davalı tarafından trafik sigorta poliçesinin düzenlendiğini, meydana gelen kaza neticesinde karşı araçta meydana gelen hasar bedelinin açılan dava neticesinde haricen ödendiğini, davalıya karşı yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, karşı tarafın sigortacısına 601.000.000.TL. ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının bilirkişi raporu ile tespit edilen miktardan fazla ödeme yapmış olduğu, fazla miktarın neye ilişkin olduğunun davacı tarafından açıklanmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile takibin 310.250.000.TL. üzerinden devamına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zorunlu trafik sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacıya ait aracın zorunlu trafik sigorta poliçesi davalı tarafından yapılmış olup, davacıya ait aracın dava dışı bir araca verdiği zarar nedeniyle davacı aleyhine açılan dava neticesinde ödenmiş olan tazminat miktarı, sigorta teminatı kapsamında bu dava ile sigorta şirketinden talep edilmektedir.
Davacı, kazada zarar gören aracın sigorta şirketinin kendisine karşı açtığı davada bilirkişi raporunun alınmasından sonra mahkemenin karar vermesini beklemeden esas alacak, faiz, masraf ve vekalet ücreti olarak 650.000.000.TL. ödeyerek ibraname almıştır.
Davalı sigorta şirketi tarafından önceki davada belirlenen zarar miktarına bir itiraz ileri sürülmeyip, bu davada da temyiz konusu yapılmamış bulunmasına göre asıl alacak miktarının 310.250.000.TL. olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Zarar gören aracın kasko sigorta şirketinin açtığı önceki davada davalılar arasında bu davanın davalısı olan sigorta şirketi de bulunmaktadır. Bu durumda davalı sigorta şirketinin o dava ile kazadan haberdar olduğu dolayısıyla temerrüdünün o tarihte başladığının kabulü gerekmektedir.
Davacı vekili dava dilekçesinde ödeme yaptığı dava dışı sigorta şirketinin ibranamesinden bahsetmiş olup, bu ibraname dosya arasında bulunmaktadır. Anılan ibranamede davacıdan alınan para içerisinde esas alacak, faiz, masraf ve vekalet ücreti bulunduğu açıklanmış olup, davacının talep ettiği fazla miktarı açıklamadığı söylenemez. Bu durumda zorunlu trafik sigortası genel şartlarının 12. maddesi de dikkate alınarak mahkemece davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihine göre faize ilişkin sorumluluğu ile masraflardan sorumluluğunun belirlenmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy