(1086 S. K. m. 283, 284) (818 S. K. m. 96)
Dava:Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.12.2003 tarih ve 2002/977-2003/921 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının aracının müvekkili tarafından kasko sigorta poliçesinin düzenlendiğini, 06.01.2001 ve 22.04.2001 tarihinde meydana gelen cam kırılma hasarlarının müvekkilince ödendiğini, 20.07.2001 tarihinde ihbar edilen cam kırılma hasarının yapılan incelemesinde 22.04.2001 tarihli hasarın giderilmeyerek yeniden ihbar edildiğinin anlaşıldığını ileri sürerek, mükerrer ödemeye konu olan 1.400.000.000.-TL.nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve dosyadaki belgelere göre, davacının ikinci defa meydana gelen cam kırılmasından sonra hasarı onardığı ve camı değiştirmediği, bu nedenle davacının ödediği bedeli geri isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sebepsiz yere ödenen kasko tazminatının istirdatı istemine ilişkindir.
Davalıya ait araç davacı tarafından kasko sigorta poliçesi teminatı altına alınmış olup, araçta üç kez meydana gelen cam kırılma hasarı davacı tarafından ödenmiş, ancak, son cam kırılma hasarının ikinci cam kırılma hasarı ile aynı olduğu, camın değiştirilmeyerek üçüncü kez hasarlandığı iddiası ile tazminat alındığı hususu davacı tarafından bu dava konusu yapılmıştır.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmış ise de, alınan rapor karar vermeye yeterli değildir. Bilirkişi raporunda ikinci hasardan sonra camın değiştirilmediği ileri sürülerek eksper raporuna atıf yapılmış ise de, eksper raporunda bu şekilde bir belirlemenin olmadığı gibi, bilirkişinin bu sonuca nasıl vardığı da denetlemeye uygun bir şekilde açıklanmamıştır. O halde mahkemece denetlemeye uygun bir rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy