(1163 S. K. m. 17)
Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.06.2003 tarih ve 2001/619 - 2004/398 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G. Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi iken gönderilen usulsüz ihtarlarla ihraç edildiğini ileri sürerek, ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının geçmiş aylardan devreden borcu olması nedeniyle 30 gün gecikme şartının uygulanmayacağını, gecikme faizinin genel kurul kararına dayalı olduğunu, davacının ödeme makbuzlarının sonradan düzenlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının borcunun 1. ve 2. İhtarlarda aynen gösterildiği, İhtarların usulüne uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Kooperatiften ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Davalı kooperatif ana sözleşmesinin 14/2 maddesinde parasal yükümlülüklerini otuz gün geciktiren üyelere İhtar yapılacağı ve yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin ortaklıktan çıkarılacağı hükmü mevcut olup, davalı kooperatifçe davacıya çıkarılan 26.01.2001 tarihli ilk İhtarnamede 31.12.2000 tarihi itibariyle aidat borcu istenmiş ve yapılan bilirkişi incelemesi ile istenen miktar içerisine yukarıda anılan madde de belirtilen 30 günlük gecikme şartı beklenmeksizin Aralık 2000 aidatı da eklenmiş bulunduğu anlaşılmış olmakla, davalı kooperatifçe keşide edilen ihtarname ana sözleşmeye aykırı olup, muaccel olmayan aidat borcunun yer aldığı ihtarnameye dayanılarak ihraç kararı verilemez. O halde, mahkemece ihraç kararı usulüne uygun olmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy