(818 S. K. m. 61) (6762 S. K. m. 644, 708)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.12.2003 tarih ve 2002/832 - 2003/726 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının verdiği iki adet çekin ciro yolu ile müvekkiline geldiğini, bankaya ibraz edildiğinde karşılıksız olduğunun anlaşılması üzerine icra takibine başlandığını, davalının ödeme iddiası ile müvekkilini oyaladığını, takibe itiraz edip, açılan itirazın iptali davasının reddedildiğini, davalının ödememekte ısrar ettiğini ileri sürerek, T.T.K.nun 644. maddesine dayalı olarak 23.000.000.000. TL. nın tahsiline, 25.06.2001 ve 25.07.2001 tarihlerinden itibaren temerrüt faiz uygulanmasına, aleyhe karar verilen icra inkar tazminatının kaldırılması ile müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ekonomik kriz nedeniyle ödeme yapılmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının yetkili hamil olup, çek keşidecisi davalı ile temel ilişkinin bulunmadığı, davalının çek bedellerini ödemediğini ikrar ettiği, T.T.K.nun 644. maddesine göre talepte bulunulabileceği, çeke dayalı müracaat hakkı yitirildiğinden dava tarihinden temerrüt faizi yürütülmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulüne, 23.000.000.000 TL.nin dava tarihinden itibaren reeskont oranında temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline, diğer istemlerin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının talep ettiği icra inkar tazminatı tutarının da yargılama masraflarının bölüştürülmesi sırasında nazara alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, T.T.K.nun 644. maddesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacı, TTK. nun 644. maddesine dayalı olarak açtığı sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı işbu davada, çeklerin üzerindeki tarihlerden itibaren temerrüt faizi de talep etmiş bulunmaktadır. Konuyu özel olarak düzenleyen sözü edilen maddede, bu konuda açık bir düzenleme bulunmamakla birlikte davanın sebepsiz zenginleşme ilkelerine dayalı bir talep şekli olduğu belirlenmiş bulunmaktadır.
O halde, uyuşmazlığın çözümünde bu hukuki dayanağın ilkelerinden yararlanılması gerekir. Nitekim, doktrinde de bu davada temerrüt faizinin genel hükümlere göre istenebileceği vurgulanmıştır. (Bkz. F. Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara 1997, 2. Bası, Sh.904-907). B.K.nun 61. ve onu izleyen maddelerinde düzenlenmiş olan sebepsiz zenginleşme taleplerinde ana alacağa sebepsiz zenginleşmenin meydana geldiği tarihten itibaren temerrüt faizi yürütülmesi gerektiği uygulamada kabul edildiğine göre, TTK. nun 644. maddesine dayalı davalarda da sebepsiz zenginleşmenin vaki olduğu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekir.
Dava konusu, kambiyo senetleri çek niteliğinde olduğuna göre, sebepsiz zenginleşmenin oluştuğu tarih şayet çekler ibraz edilmiş ise ibraz günü, ibraz edilmemiş ise ibrazı gereken son gün olarak kabul edilmelidir. Dava konusu olayda çekler bankaya ibraz edilmiş bulunduğuna göre, mahkemece, düzenleme tarihi esas alınarak TTK. nun 708. maddesi uyarınca hesaplanacak ibraz süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren (davacının dava dilekçesindeki talebinin de aşılmamasına dikkat edilerek) davacı yararına temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy