(2004 S. K. m. 66, 67)
Dava:Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.09.2003 tarih ve 2001/719-2003/813 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı sigorta şirketine, ferdi kaza sigortası ile sigortalı çalışanının uğradığı kaza sonucu öldüğünü, ölenin yakınlarına müvekkilince tazminatların ödendiğini, bu tazminatların kendilerine ödenmesi için başlatılan icra takibinin davalı sigortanın haksız itirazı ile durdurulduğunu, daha sonra asıl alacak miktarının davalı sigorta tarafından ödendiğini, ancak takibin faiz, takip giderleri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı bakımından takibin devam ettiğini ileri sürerek, bu mablağın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacağın likit hale gelmediği için takibe itiraz ettiklerini, hasar dosyası tamamlandıktan sonra hasarı ödediklerini, likit olmayan alacağın icra takibiyle istenemeyeceğini, bun göre de faiz, masraf ve icra inkar tazminatının istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, alacak likit olmadığı, davacının ödemesi ihtirazi kayıt konulmadan kabul edildiği, daha önce temerrüt gerçekleşmediği gerekçeleriyle davanın icra takip giderleri ile takibe ilişkin vekalet ücreti bakımından kısmen kabulüne ilişkin karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
1 )Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 )Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile, İİK.nun 66 ncı maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamaya amaçlamaktadır. Bu nedenle davada haklılık durumunun takip tarihi itibariyle belirlenmesi gerekir.
Mahkemece, davalının icra takibinden sonra yapmış olduğu ödemeler de nazara alınmak suretiyle itirazın kısmen iptaline karar verilmiş ise de; takip tarihinden ödeme tarihine kadar geçen sürede işlemiş faize hükmetmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, temyiz harcı peşin alındığından davalıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy