(1086 S. K. m. 83, 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.11.2003 tarih ve 2003/577-2003/579 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.02.2005 günde taraf avukatları tebligata rağmen duruşma gelmediklerinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali O. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait kırıcı makinasının, Makine Kırılması Sigorta Poliçesi teminat süresi içinde hasarlandığını, hasar bedelinin 12.784.500.000 TL. olmasına rağmen, davalı şirketçe 4.518.000.000 TL. ödeme teklifinde bulunulduğunu, müvekkilinin müzayaka altında olması nedeniyle ödemeyi kabul edip ibraname imzaladığını, aynı tarihte keşide edilen ihtar ile ibranamenin müzayaka altında verildiğinin bildirilerek bakiyesinin istenmesine rağmen ödenmediğini ileri sürerek ıslah ile birlikte 2.607.000.000 TL. nın temerrüt tarihinden itibaren %70 reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin poliçe genel ve özel koşulları esas alınarak yaptığı hesaplama sonucunda belirlenen miktarın ödenip ibraname alındığını, müzayaka halinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, Dairemizce, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilerek, müzayaka halinin objektif ve sübjektif şartlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesine işaretle karar bozulmuş, bozmaya uyularak, sigorta eksperinin belirlediği hasarın 10.685.890.800 TL, mahkeme bilirkişisinin belirlemesi ise 7.170.192.658 TL. olduğu, eksper raporunda belirlenen miktarın %43, bilirkişinin belirlediği miktarın ise %63'ü oranında 4.563.000.000 TL. ödeme yapıldığı, her iki durumda da hasar bedeli ile ödenen miktar arasında açık oransızlık bulunduğu, bu durumun ibranın müzayaka altında verildiğine karine oluşturduğu, ibranamenin makbuz niteliğinde olduğu ibra tarihinde keşide edilen ihtar ile de müzayaka altında ibranamenin verildiğinin bildirildiği, bunun da davacının ekonomik müzayaka halinde olduğunu gösterdiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dairemizin, 03.04.2003 tarih ve 2002/10353-2003/3244 sayılı bozma ilamında ibranamenin verildiği sırada davacının müzayaka altında olup olmadığının, müzayakanın objektif ve sübjektif unsurlarının araştırılmasına işaret edilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyulup, hiçbir araştırma yapılmadan aynı gün dosya karara bağlanmış ve karar gerekçesinde de salt objektif koşul açısından değerlendirme yapılmıştır. Oysa, davacı şirketin ibraname verdiği tarihte ibranamede belirtilen miktarı kabul etmesi için ne gibi sübjektif etki altında kaldığı, şirketin o tarihte acilen bu miktarda paraya ihtiyacı olup olmadığı gerektiğinde, şirket kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılmaksızın karar verilmiş olması yeniden bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, taraf vekilleri duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy