(6762 S. K. m. 1299, 1301) (2918 S. K. m. 98/1, 99/1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Üsküdar Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.12.2003 tarih ve 2003/366 - 2003/1212 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan Sigorta Şirketi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigortacının TTK'nun 1301. maddesi hükmüne dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda, mahkemece, davanın kabulüne dair tesis edilen hüküm, davalılardan sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan sigorta şirketi vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, TTK.nun 1301. maddesi uyarınca açılmış kasko rücu davasıdır. TTK'nun 1299., 2918 sayılı KTK'nun 98/1, 99/1. maddeleri ile zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi genel şartlarının 12 nci maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir.
Somut olayda, davacının davadan önce davalılardan sigortadan ödeme talebinde bulunduğuna ilişkin dosyada ihtar yazısı bulunmakta ise de, davalılardan sigorta şirketinin temerrüt tarihi yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde tereddütsüz belirlenememiştir. Bu durumda; mahkemece, davacı vekiline bu hususta açıklama yaptırılmak, gerekiyorsa başvurunun tebliğine ilişkin belge davacı taraftan istenmek, ibraz edildiğinde tebliğ tarihine 8 iş günü ilave edilerek tespit edilecek tarihten, ( Bu tarih, davacının sigortalısına yaptığı ödeme tarihinden önceye ait ise davacı sigorta yönüyle sebepsiz zenginleşme meydana gelmemesi bakımından ödeme tarihinden ), tebliğ kanıtlanamazsa dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, bu tür davalarda ancak, sürücü ve malik olan diğer davalı1ar bakımından uygulama yeri olan ödeme tarihinin, davalılardan sigorta bakımından da faize başlangıç olarak alınması doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan sigorta şirketi vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy