(1163 S. K. m. 56)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Akhisar Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.12.2003 tarih ve 2002/242-2003/552 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif yönetim kurulu başkanı ve tanık Abidin Ay tarafından imzalanan satış sözleşmesi ile davalı adına tapu sicilinde kayıtlı taşınmazı 4.750.000.000-lira bedelle satın aldığını, 14.05.2001 tarihinden itibaren davalı tarafından usulüne uygun davetiyelerle toplantılara çağrıldığını, toplantılara katılıp oy kullandığını, 2002 yılı Ocak ayı aidatını da ödemesine rağmen yönetim kurulunca üyelik kaydının yapılmadığını ileri sürerek, öncelikle müvekkilinin üyeliğinin tesciline, mümkün olmadığı takdirde ödediği 4.850.000.000-lira'nın temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının üye olmadığını, yalnızca 100.000.000-liranın kooperatif hesabına yatırıldığını, bunun dahi davalı kooperatifin hesabına geçirilmediğini, iddia edilen satışa konu bedelin muhatabının müvekkili olmayıp, elden ödeme yapılan davalı kooperatifin eski yönetim kurulu başkanı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davalı kooperatifin toplantılarına katılarak imza attığı,4.750.000.000-lirayı satış sözleşmesi tarihinde davalıyı temsile yetkili yönetim kurulu başkanına ödediği,100.000.000-liranın ise kooperatifin bankadaki hesabına yatırdığı gerekçesiyle, üyeliğin tescili yönündeki talebin reddine, diğer istemin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 196.400.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy