(1086 S. K. m. 38, 39)
Dava:Taraflar arasında görülen davada Isparta Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.12.2003 tarih ve 2003/494-808 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı gazete aboneliğinin prim sayılarak 10 yıl sonra emeklilik vaadi ile sunduğu özel emeklilik grup sigortasına üye olduğunu, 1997 tarihinden 2002 yılına kadar zeyilnamelerin gönderildiğini, 2003 yılı aboneliğinin devam etmesine rağmen zeyilnamenin gönderilmediğini, Tüketici sorunları il hakem heyetinin müvekkilinin talebini haklı bulduğunu, davalı gazetenin 2000 yılının sonundan itibaren primleri hayat sigortasına aktarmadığı için İ. Hayat Sigortasının sözleşmeyi feshettiğini, ileri sürerek, müvekkilinin emekli olmakla elde edeceği gelirlerin engellenmesi nedeniyle 1.000.000.000.TL.maddi ve emekli olma arzusunun sarsılması nedeniyle 5.000.000.000.TL. maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, T. Gazetesinin tüzel kişiliğinin bulunmadığını, ileri sürerek, öncelikle davanın husumet nedeniyle reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, T. Gazetesi Genel Yayın Müdürlüğü hakkında, gazetenin düzenlediği Grup Emeklilik Sigorta kampanyası nedeniyle açılmış bulunmaktadır. Davaya yanıt veren İ. Gazetecilik A.Ş. vekili, T. Gazetesinin tüzel kişiliğinin bulunmadığını savunarak, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini talep etmiştir. Dosya kapsamından, T. Gazetesi'nin davaya yanıt veren İ. Gazetecilik A.Ş. bünyesinde ve ayrı bir tüzel kişiliğine sahip olmayan bir birim olduğu anlaşılmakla, davanın husumet yönünden İ. Gazetecilik A.Ş.'ne yöneltilmesi gerekirdi. Nitekim, davacı vekili de, 28.10.2003 tarihli dilekçesi ile İ. Gazetecilik A.Ş.ne davanın teşmil olunmasını ve anılan şirkete dava dilekçesinin tebliği ile yargılamaya devam edilmesini talep etmiştir. O halde, dava konusu olayda hasmın farklı kişiler olduğu değil, temsilcide yanılma olduğu anlaşılmaktadır. Temsilcide yanılmanın hukuki yaptırımı, hasımda yanılmada olduğu gibi, davanın reddi sonucunu doğurmaz. Bu durumda mahkemece, dava dilekçesinin İ. Gazetecilik A.Ş.ne tebliği ile savunmasının alınıp, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre mümeyyiz davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy