(6762 S. K. m. 1301) (818 S. K. m. 41) (4721 S. K. m. 6) (2918 S. K. m. 99)
Dava:Taraflar arasında görülen davada Şişli Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.12.2003 tarih ve 2002/603-2003/1752 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ile davalı T. Bankası A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacının TTK.nun 1301. madde hükmüne dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davacı ve davalı T. Bankası A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ve davacı vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Borçlar Kanununun 41. madde hükmüne göre, haksız bir şekilde diğer bir kimseye zarar veren bir şahıs tespit edilecek gerçek zarar miktarını tazmin ile yükümlü olduğu gibi Medeni Kanunun 6. maddesi hükmüne göre, taraflardan her biri iddiasını ispatla yükümlüdür. Davalı savunmasında, kendi araçlarının olaya karışmadığını, aracın kaza ile aynı gün kaldırıma çarptığını öne sürmüş bulunmaktadır. Olaya ilişkin tutulmuş görgü ve tespit tutanağında, tutanaktaki plakanın sigortalı beyanına göre yazıldığı belirtilmiştir. Davacı, zarar vereni ve meydana gelen gerçek zarar miktarını ispatla yükümlüdür. Dosyada kaza tutanağında plakanın belirtilmesinden başka, davalıya ait aracın zarara sebep olduğuna dair delil ibraz edilmemiştir.
Bu itibarla mahkemece, davacıya kazanın nasıl meydana geldiğine ilişkin iddiasını ispat olanağı tanınmak ve gerektiğinde davalıya ait araç üzerinde bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak, davalıya ait araçtaki hasar şekline göre sigortalı araçtaki hasarı meydana getirip getiremeyeceğinin tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Diğer davalının Trafik Sigortacısı olan davalı G. Sigorta AŞ.nin temerrüdü 2918 sayılı Yasa'nın 99. maddesine göre belirlemek gerekir. Buna göre, "sigortacının, kendisine tazminat ödenmesi için gerekli ihbar yapılıp, belgenin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde ödeme yapacağı" hükme bağlanmıştır. Diğer bir deyişle, davalı sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak ihbar tarihinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde muaccel hale gelmektedir. Dosya kapsamından, davalı sigorta şirketine dava açılmadan davacı tarafından 11.9.2001 tarihinde başvuru olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce bir başvuru olduğundan söz konusu belgenin davalıya tebliğ tarihi araştırılarak sonucuna göre davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt faizine de hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ve davacı vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı T. Bankası A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, ( 3 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 13.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy