(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Sakarya Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 29.01.2004 tarih ve 2003/1112-2004/28 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.02.2005 günde davacı avukatı Mehmet Delier ile davalı avukatı Sebahattin Yılmaz gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin sigortalısına ait konutun ve içindeki eşyaların konut sigorta poliçesi ile sigorta güvencesi altına alındığını, sigortalı konutun üst katında bulunan davalı Burhan'a ait daireden sızan suların basması sonucunda hasar gördüğünü, davalı apartman yönetiminin 17.08.1999 depreminden sonra apartmana şehir suyunun bağlanması sırasında gerekli önlemleri almadığını ve site sakinlerinin evlerinde bulunmaları konusunda uyarmadığını ileri sürerek, sigortalıya ödenen 2.211.864.000 TL. nın davalılardan rücuan tahsilini istemiştir.
Davalılar vekili, deprem sonrasında çatıda oluşan hasarın su basması rizikosundan önce tamir edildiğini, deprem ve artçıları nedeniyle site sakinlerinin dairelerine girmediğini ve kendilerine yönetimce haber verme olanağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak davalı Burhan hakkındaki davanın reddi ile 2.613.000.000 TL. nın diğer davalıdan tahsiline karar verilmiş, Dairemizce, site yönetiminin site sakinlerini şehir şebeke suyu bağlanacağı konusunda uyarma görevinin, olağanüstü koşullar nedeniyle yerine getirilemediği savunmasının değerlendirilmesine işaret edilerek yeniden bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, depremin büyüklüğü ve yarattığı sonuçları olağanüstü boyutta olduğu, binaların 1/3ünün tamamen yıkıldığı 1/3ünün ise oturulamaz durumda olduğu, orta sarsıntıların 1 yıl boyunca devam ettiği, şehir halkının büyük kısmının şehri terk ettiği, kalanların ise nerede yaşadığının tespitinin imkansız olduğu, adli tebligatlarının yapılamadığı, bu koşullar altında site yönetiminden siteye şehir suyu verilmesi sırasında dairelerinde bulunmaları için site sakinlerine tebligat yapılmasının beklenemeyeceği gerekçesiyle her iki davalı açısından red kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 400,00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.10 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy