(818 S. K. m. 193, 198)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 5.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04.12.2003 tarih ve 2003/5-2003/1028 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, yapılan başvurulara rağmen kooperatif tarafından müvekkile ait dairedeki eksikliklerin giderilmediğini yaptırılan delil tespiti sonucu bilirkişi tarafından 561.980.000.-TL eksik ve kusurlu imalat belirlendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere eksik ve kusurlu imalat bedeli ile 150.000.000.-TL bir aylık evin kullanma bedeli toplamı olan 711.800.000.-TL.sının davalıdan faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dairesini hiçbir ihtirazı kayıt ileri sürmeden teslim aldığı, bu yönden tazminat ve kira bedeli isteme hakkının bulunmadığı, parkedeki kabarmanın gizli ayıp niteliğinde bulunduğu ve bu ayıbın bedelinin istenebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile kusurlu imalata ilişkin 85.800.000.-TL.sının faiziyle davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
1- Dava, kooperatif ortağı olan davacıya isabet eden konuttaki eksik ve kusurlu imalatlar bedeli ile kira kaybının tahsili istemlerine ilişkindir. Davacı vekili tarafından 04.03.2002 tarihinde Bornova Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunulan tespit istemini içeren dilekçede, davalı kooperatif tarafından yapılan konutlardan müvekkiline isabet eden dairedeki eksikliklerin yaptıkları başvurulara rağmen giderilmediği, diğer konutların teslim edildiği ancak müvekkiline ait konuttaki eksiklikler kabul edilmediği için konutun teslim edilmediği, bu nedenle kira kaybının da bulunduğu iddia edilerek, sözkonusu konutta bilirkişi vasıtasıyla tespit yapılması istenmiştir. Davalı tarafın yokluğunda yapılan tespit keşfi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, eksik ve kusurlu imalatlar belirlenmiş ve ana yapının genelde meskun durumda bulunduğu belirtilmiştir.
Dosyada mevcut delillere göre, davalı kooperatif tarafından yaptırılan konutların 29.08.1999 tarihinde kuralarının çekildiği, 16.04.2000 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında, kooperatifin boş üyeliklerinin bedelleri tespit edilerek, yeni üye alınmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davacının, 08.11.2000 tarihli yönetim kurulu kararı ile ortaklığa kabul edildiği dosyada mevcut ortaklık senedi ile sabit olup, bu hususta taraflar arasında bir çekişme de bulunmamaktadır. Davacıya isabet eden daire, 21.03.2002 tarihinde düzenlenen teslim tutanağı karşılığı davacının eşine teslim edilmiştir.
Mahkemece verilen kararda, davaya konu kusurlu imalatların teslim sırasında görülebilecek nitelikte olmasına rağmen davacının dairesini hiçbir ihtirazı kayıt ileri sürmeden "eksik ve kusuru bulunmamaktadır" ibaresiyle teslim aldığı, bu nedenle bu yönden tazminat ve kira bedeli isteme hakkının olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuşsa da; kooperatif tarafından yaptırılan konutların 1999 tarihinde kuralarının çekilmekle, bu tarihte tamamlanmış olduklarının kabulü gerekip, davacı 2000 yılında kooperatife üye olmasına rağmen, davacıya verilen konutun 21.03.2002 tarihinde tesliminin yapıldığı, teslim tarihinden önce davacı tarafça konuttaki eksik ve kusurlu imalatların mahkeme kanalıyla tespit ettirildiği hususları değerlendirildiğinde, davacının kendisine verilen konutta bulunduğunu ileri sürdüğü eksik ve kusurlu imalatlara itiraz ettiği, bu nedenle konutu teslim almak istemediği kanaatine varılmıştır.
Teslim tutanağından önceki tarihte yaptırılan tespitin varlığı karşısında davacının teslim tutanağına "ihtirazı kayıt koymadığı" yönündeki gerekçede isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla mahkemece, davacıya isabet eden konutta eksik ve kusurlu imalatlar bulunup bulunmadığı hususlarının diğer konutlar ve taşınmazda yapılması planlanan imalatlara ait teknik şartname hükümleri de dikkate alınarak belirlenmesi, eksik ve kusurlu imalatın bulunması halinde ise, bu ayıplı imalatın kullanıma engel teşkil edecek nitelikte bulunup bulunmadığı hususunun araştırılarak, sonucuna göre davacının kira kaybı isteminin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, bu yönler gözetilmeksizin, eksik incelemeye dayalı olarak, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının incelenmesine gerek bulunmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 09.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy