(1163 S. K. m. 16)
Dava:Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06.11.2002 tarih ve 2002/1124-2003/196 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatif ortağı bulunan müvekkilinin ortaklıktan ihraç edildiğini, ödediği aidatların iadesi amacıyla girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı alacağının muaccel olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacıya ihraç kararının 5.11.2001 tarihinde tebliğ edildiği, üç aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra 6.2.2002 tarihinde kesinleştiği, buna göre 31.12.2002 tarihi esas alınarak düzenlenen bilançonun onanmasından sonra bir aylık süre içinde hakların iadesinin gerekeceği, icra takip tarihi olan 31.07.2002 tarihi itibariyle davacının alacağının henüz muaccel hale gelmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerinin 12. maddesi uyarınca, konusu para ile değerlendirilebilen nitelikte somut hukuki uyuşmazlıkta, reddedilen miktar üzerinden davalı vekili yararına nisbi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, temyiz harcı peşin alındığından davacıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 13.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy