(818 S. K. m. 20, 21) (1086 S. K. m. 275) (4389 S. K. m. 14/3)
Dava:Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.03.2003 tarih ve 2001/448-2003/150 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka şubesi nezdinde bulunan mevduat hesabındaki tüm parasının E. İzmir Şubesine EFT yapılmasına ilişkin 26.02.2001 günlü talimatı sonrasında davalının ( 3.567.786.438 ) TL. eksik gönderdiğini, 02.04.2001 tarihli ihtarnameye rağmen yine ödemekten imtina ettiğini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 19.02.2001 tarihinde başlayan ekonomik kriz dolayısıyla davalı bankanın ödeme güçlüğüne girerek müzayakaya düştüğünü, 28.02.2001 tarihinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu' na devrolduğunu, müzayaka halinde iken tahakkuk ettirilen aşırı faiz miktarının BK.nun 20 ve 21. maddeleri uyarınca batıl olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, sözleşme şartlarına uyulduğu taktirde davacının talep ettiği meblağ kadar alacaklı olduğu, somut olayda gabin kurumunun objektif ve subjektif şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı Banka tarafından ödenmeyen mevduat faizi alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davalı banka vekili ise cevap dilekçesinde, davacıya tahakkuk ettirilerek hesabına geçiren O/N ( Over Night ) faiz alacağının aşırı bölümünün gabin, ahlaka ve hukuka aykırılık nedenleriyle taraflar arasında yapılan sözleşmenin batıl olduğunu savunmuş ve açıkça ekonomik kriz nedeniyle Bankanın müzayaka halinde bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin gabin, ahlaka ve hukuka aykırı olması nedeniyle geçersiz olduğu ileri sürülmüştür. Ancak, dosya üzerinde inceleme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda, müzayaka halinin bulunup bulunmadığı bakımından banka kayıtları üzerinde yeterli bir inceleme yapılmadığı gibi, mahkemece de bu konuda gerekçeli kararda yeterli bir değerlendirme yapılmamıştır. Yukarıda da belirtildiği gibi, cevap dilekçesinde davalı Bankanın müzayaka halinde bulunduğu açıkça ileri sürüldüğü gibi, davacı tarafa sözleşmede öngörülen faiz miktarının aşırı görülen kısmının ödenmemesi, davalı Bankanın dönme iradesini gösterir.
Bu nedenle BK.nun 21. maddesi hükmü uyarınca mahkemece, tahakkuk ettirilen ( Over Night ) faiz oranlarının öncelikle uyuşmazlık konusu dönemlerde daha sonra Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen bankalar dışındaki banka ve aracı kurumların bildirdiği repo, ters repo ve O/N faizlerinin İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'ndan araştırılarak aşırı olup olmadığı, diğer bir deyişle, sözleşmede edimler arasında açık bir dengesizlik ( objektif unsur ) olup olmadığı, şayet bir nispetsizlik var ise, bunun bankanın o tarihlerde içerisinde bulunduğu koşullara göre, müzayakadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda ( sübjektif unsur ), banka kayıtları üzerinde ekonomist, bankacı ve borçlar hukuku sahalarında uzman öğretim üyelerinden oluşacak yeni bir bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi yerinde bulunmadığından, davalı banka vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına, karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy