(6762 S. K. m. 1299) (3095 S. K. m. 2/2) (818 S. K. m. 101) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları B.3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 1.10.2003 tarih ve 2001/861-2003/369 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete kasko sigortalı aracının, bir kazada hasarlandığını, davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek, şimdilik 6.700.000.000 liranın 23.11.2000 tarihinden itibaren %70 oranında reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sürücünün kazadan sonra olay yerini terk etmesi nedeniyle, sürücü belgesi bulunup bulunmadığı, alkollü olup olmadığının tespit edilemediğini, hasarın teminat dışı kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sürücünün kaza yerini terk etmesinin kasko poliçesi özel ve genel şartları bağlamında hasar bedelinin reddini gerektirecek bir husus olmadığı, kazanın salt alkole bağlı ve alkolün etkisiyle meydana gelemeyeceği gerekçesiyle, davayı kısmen kabulü ile 6.696.400.000-liranın sigortaca hasar bedelinin ödenmeyeceğinin bildirildiği 05.04.2001 tarihinden itibaren %60 ve değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince; dava, kasko sigorta poliçesiyle sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortacıdan tazmini istemine ilişkindir.
Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.3.1 nci maddesine göre sigortacı, hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde gerekli incelemeleri tamamlayıp hasar ve tazminat miktarını tespit edip sigortalıya bildirmek zorundadır. 22.11.2000 günü meydana gelen kaza ve hasarı davacı, 27.11.2000 günü davalı sigortaya bildirmiş olup, 28.11.2000 günü başlayan inceleme sonucu ekspertiz raporu 08.01.2001 tarihinde düzenlenerek davalı şirkete sunulmuştur. Ekspertiz tarafından gerçek zararın tespitinden sonra davalı sigorta şirketinin sigorta teminatını ödeme yükümlülüğünün doğduğunun kabulü ile ekspertiz raporunun düzenlenme tarihinden itibaren davacı yararına temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, gerekçesi de gösterilmeden faizin başlangıcının davacıya sigorta tazminatının ödenmeyeceğinin bildirildiği 05.04.2001 tarihinin esas alınması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, dava dilekçesinde yer alan "23.11.2000 tarihinden itibaren %70 reeskont faiziyle" biçimindeki ifade ile 3095 sayılı Kanun`un 4489 sayılı Kanun ile değişik 2/2. madde hükmünde yazılı ticari işlerdeki temerrüt faiz oranının kastedildiği sonucuna varılması gerekmekte olup, yazılı şekilde hüküm tesisi de keza isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 271.605.600-lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 7.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy