(1086 S. K. m. 437)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Serik Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.10.2003 tarih ve 2002/801-2003/786 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.02.2005 günde davacı avukatı Mehmet Demirtaş ve davacı asil Timur Karaçay gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davacı asil ve taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, Boğazkent beldesinde bulunan ana gayrimenkul üzerine 48 adet bağımsız bölümlerin her birisi için kat mülkiyeti tesis edildiğini ve hak sahiplerine tapu tahsis işlemi yapıldığını, ana gayrimenkul üzerinde bulunan davalı kooperatifin yol, su, elektrik hatları, elektrik dağıtım tabloları, kanalizasyon gibi ortak tesisler üzerinde mülkiyet hakkı kalmadığını ve bu tesislerden kat maliklerinin yararlanmasının davalı kooperatif tarafından engellenemeyeceğini, kendisinin kooperatif ortaklığından ayrılma nedeni ile kooperatif yönetiminin kendisine duyduğu husumet nedeniyle, elektrik ve su borcu olmamasına rağmen, sadece kendisine ait elektrik ve su borcu olmamasına rağmen, sadece kendisine ait elektrik ve suyun kesilmek suretiyle tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek, konutunun elektrik ve suyunun kesilmesi suretiyle yapılan tecavüzün men'ine, elektrik ve suyun bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kooperatif üyeliğinden çıktığını, müvekkili kooperatifin üyesi olmayan kişilere hizmet verme yükümlülüğü bulunmadığını, davacıya elektrik hizmeti verilmesinin, kooperatif üyesi olmasına bağlı olduğunu, davacı muhatabının elektrik dağıtımını yapan kurum olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının davalı kooperatif üyesi olmadığı, maliki bulunduğu taşınmazın kat mülkiyetine tabi bağımsız bölüm olup, kooperatif hizmetlerinden ancak kooperatif üyelerinin faydalanabileceği, davalı kooperatifin üyesi olmayan bir şahsa vermiş olduğu elektrikten kaynaklanan alacağını tahsil etmesinin de zor olabileceği, kaldı ki bağımsız bölüm sahibi davacının TEDAŞ'a müracaatla elektriğini bağımsız olarak bağlatabileceği, davacının su ile ilgili talebinden ise feragat ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatif ortaklığından ayrılan davacı önceki ortağa ait konuta bağlanan elektrik bağlantısının kesilmesi nedeniyle çıkarılan muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.
Kepez Elektrik AŞ tarafından davacıya gönderilen 28.10.2002 günlü yazıdan, 1992 yılında davalı kooperatifin Kepez Elektrik AŞ ile abonelik sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme gereği kooperatif ortaklarına elektrik verildiği anlaşılmaktadır. Bu sözleşme gereği, davalı kooperatifin, ortaklarına elektrik satışının zorunlu olup olmadığı, başka bir değişle kooperatif ortaklarının elektriğini kooperatif aracılığı ile temin edip etmeyeceği, davacının ferdi olarak elektrik abonesi olup olamayacağı ise dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Mahkemece, davalı kooperatifin 1992 yılında Kepez Elektrik AŞ ile imzaladığı abonelik sözleşmesi getirtilip, elektrik tesisatının da uzman bilirkişi aracılığı ile incelettirilerek, kooperatifin sözleşme tarihindeki ortaklarına elektrik temininin zorunlu olup olmadığı, kooperatif ortaklığından ayrılan davacının bireysel olarak abone olma imkanı olup olmadığının araştırılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400.00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy