(1086 S. K. m. 275) (818 S. K. m. 21)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 6.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.3.2003 tarih ve 2001/1271-2003/241 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, asıl davada, müvekkilinin hesabında biriken faiz gelirinden davalı bankanın tek taraflı olarak kesinti yaptığını ileri sürerek, 4.717.000.000 liranın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl davanın reddini istemiş; karşı dava açarak, menfi tespit isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı banka vekili temyiz etmiştir.
Dava; 19.02-28.02.2001 tarihleri arasında işletilen ve İMKB faiz ortalamasının üstünde olduğu için ödenmeyen mevduat hesabındaki faiz alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemenin itibar ettiği bilirkişi raporu, banka kayıtları incelenmeden dosya üzerinden hazırlanmış olup, uyuşmazlığı çözmeye yeterli değildir. Mahkemece, davalının savunmasında geçen gabin koşullarının oluşmadığı sonucuna eksik inceleme ile varılmıştır.
Oysa, davalı bankanın şube sayısı, aktif pasif durumu, ağırlıklı işlem hacmi, uygulanan faiz oranları, TMSF.nun el koyduğu bankaların dışında kalanları tarafından uygulanan faiz oranları araştırılıp tespit edildikten sonra, ülkenin ve davalı bankanın içinde bulunduğu ekonomik durum göz önünde bulundurulmak, aynı ve diğer bankalardaki hesap sahipleriyle davacının koşulları karşılaştırılarak, davalı bankanın müzayaka altında olup olmadığı, tahakkuk ettirilen faizlerle diğer bankalarınki arasında bir nispetsizlik varsa bunun oranı, repo yada mevduat hesabı tercihinin sebebi belirlenmek, bu hususlarda, içlerinde bankacılık ve ekonomi uzmanlarının bulunduğu başka bir bilirkişi kurulundan yeni bir rapor veya aynı kuruldan ek rapor alınarak değerlendirme yapılmak gerekirken, yetersiz rapora dayanılarak, eksik inlemeye dayalı hüküm tesisi, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davalı- karşı davacı banka yararına BOZULMASINA, 4.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy