(1086 S. K. m. 74) (818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.12.2003 tarih ve 2002/833-2003/1177 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.02.2005 günde davacı avukatı Halil Küçükaydın ile davalı avukatı Okan Çelebi gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait maden sahasının işletme hakkının rödovans bedeli karşılığında davalıya verildiğini, 1991-1999 yılları için rödovans bedelinin ödenmediği ileri sürerek, fazlası saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000.000.000 TL.nın dava tarihinden itibaren sözleşmede öngörülen %120 faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, maden sahasında işletilebilir rezerv olmadığından ayıplı ihbarında bulunulduğunu, 02.11.1990 tarihli ihtar ve sözleşmenin feshedildiğini, ancak davacının feshe rağmen sahayı teslim almadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkili aleyhine açılan men'i müdahale davasında da sahanın teslim edinmiş olması nedeniyle konusuz kaldığından red kararı verildiğini, temerrütleri oluşmadığından faiz talebinin yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin taraf iradeleri ile 4.8.1992 de sona erdirildiğini, bu tarihten önceki dönem rödovans alacağının da zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle dava reddedilmiş, Dairemizce, fiili teslimi ne zaman yapıldığının belirlenmesi ve BK.nun 270 ve devam eden maddelerinde öngörülen sözleşme türü için BK.nun 126 ncı maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresi gözetilerek zamanaşımı süresi içinde kalan bölüm için işin esasına girilmesine işaret edilerek karar bozulmuş, bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporuna göre, men'i müdahale davasında maden sahasının davacıya teslim edildiğinin belirlenmediği, davalının teslim kusurunu kanıtlayamadığı, bu nedenle eldeki dava tarihi esas alınarak yapılan hesaplamaya göre davacının 35.896.106.753 TL. asıl ve 52.802.920.474 TL. işlemiş faiz alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 30 milyar TL.nın %120 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı vekili 03.12.2003 ve 26.12.2002 tarihli oturumlarda bu davada talep ettiği 30.000.000.000 TL.nın 6 milyar TL.lık kısmının işlemiş faize bakiyesinin ise asıl alacağa ilişkin olduğunu bildirmiştir.
HUMK.nun 74. maddesine göre mahkeme talepten fazlasına hükmedemeyeceği gibi, BK.nun 104/son maddesi gereğince de faize faiz yürütmek mümkün değildir. O halde mahkemece, davacının talep edilen asıl alacak kısmının 24.000.000.000 TL. olduğu gözetilerek bu miktar üzerinde kabul kararı verilmesi ve BK.nun 104/son maddesi hükmü de gözetilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde HUMK.nun ve BK.nun amir hükümlerine aykırı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400.00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy