(6762 S. K. m. 1288) (1086 S. K. m. 284) (3226 S. K. m. 14, 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 5.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.10.2003 tarih ve 2000/1041-2003/1193 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, finansal kiralama sözleşmesi ile müvekkiline geçen iş makinesinin davalı nezdinde makine kırılması sigorta poliçesiyle sigortalandığını, dönüş kulesinde meydana gelen arızanın derhal bildirilmesine rağmen onarım bedelinin müvekkiline tam olarak ödenmediğini, davalı tarafça hesaplara 2.568.121.895.-TL yatırıldığını, hasar tutarının KDV dahil 9.500.000.000.-TL olduğunu iddia ederek, 6.931.878.105.-TL.nın KDV dahil ticari temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, eksik sigorta bulunduğunu, zararın muafiyet hükmü de dikkate alınarak karşılandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı nezdinde makine kırılma rizikolarına karşı sigorta ettirdiği ekskavatörün 28.04.2000 tarihinde hasarlandığı, %50 enflasyon klozuna göre değerinin 74.810.958.904.-TL olduğu, eksik sigorta bulunmadığı, hasar tutarının 9.552.284.000.-TL olduğu, 2.568.121.895.-TL.sının ödendiği, davacının KDV isteminden vazgeçtiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.931.878.105.-TL.nın dava tarihinden itibaren %80 ve değişen oranlarda reeskont onanında temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, makine sigorta poliçesiyle sigortalanan ekskavatörün finansal kiralama sözleşmesiyle davacı tarafından kiralanıp sigorta ettirilmesine, her ne kadar sigorta poliçesinde sigorta lehdarı olarak belirtilen dava dışı E. Finansal Kiralama A.Ş.nin, davacının sigorta tazminatını talep etmesi yönünde açık muvafakati bulunmasa da yargılama sırasında kira bedelini tamamen ödemesi üzerine sigortalı makinenin mülkiyetini davacıya devretmiş olmasına, gerekli tescilin yapılmış bulunmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, makine kırılması sigorta poliçesine dayalı sigorta bedelinin tazmini istemine ilişkin olup, sigortalı makinenin teminat kapsamında dönüş kulesinin arızalandığı, 9.500.000.000.-TL tutarında hasar meydana geldiği yönlerinde taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Çekişme, eksik sigorta olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. Mahkemece, ikisi bankacı ve biri sigortacıdan oluşan bilirkişi heyetinden alınan rapora itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak, karar eksik incelemeye dayandığı gibi, hükme esas alınan bilirkişi raporu da uyuşmazlığı çözmeye yeterli değildir. Zira, anılan raporda eksik sigorta olup olmadığı, riziko tarihi itibariyle makinenin değeri dikkate alınarak tespit edilmiştir. Oysa, eksik sigorta incelemesi, sigorta poliçesi genel ve özel koşulları da dikkate alınarak sigorta sözleşmesinin akdedildiği tarihe göre yapılmalıdır. Ayrıca, poliçede her olayda uygulanması öngörülen muafiyet indirimi kaydı mevcut olmasına rağmen, bu düzenleme de raporda değerlendirilmemiş, karar yerinde tartışılmamıştır. O halde, mahkemece, açıklanan hususlar ve davalı vekilin rapora yönelik ciddi itirazları da dikkate alınarak, aralarında makine mühendisi uzman bilirkişinin de olduğu yeni bir bilirkişi kurulu vasıtasıyla inceleme yaptırılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3- Ayrıca, davacı vekili, dava ettiği sigorta tazminatının ticari faiziyle ( yasal faiziyle )tahsilini talep etmiş olmasına rağmen, yazılı şekilde %80 ve değişen oranlarda reeskont faizine hükmedilmesi de yanlış olmuştur.
Sonuç: Yukarıda ( 1 )numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 )ve ( 3 )numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy