(2918 S. K. m. 95) (6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Körfez Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.10.2003 tarih ve 2000/865-2003/860 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılardan H.'ya ait aracın müvekkili nezdinde trafik sigorta poliçesiyle sigortalı bulunduğunu, ehliyetsiz olan diğer davalı kullanımı sırasında kazaya neden olduğunu, üçüncü şahıs zararının karşılandığını, rücu hakkının doğduğunu iddia ederek, 500 milyon TL.nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı H., davanın reddini istemiştir.
Davalı H. A., ehliyetinin olduğunu, 27.02.1996 tarihinde Körfez Trafik Şube Müdürlüğü'nden aldığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı H. A.'in ehliyetsiz şekilde sigortalı araçla tam kusurlu olarak zarara neden olduğu gerekçesiyle, davanı kabulüne, 500 milyon TL.nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar temyiz etmiştir.
1- Dava, sigortalı aracın Trafik Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın 4/c maddesi hükmü uyarınca, ehliyet belgesine sahip olmayan kişi tarafından kullanıldığı, bu nedenle 3 ncü kişiye ödeme yapıldığı iddiasına dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı sigortacı ile davalı sigortalı H. arasındaki akdi ilişkinin koşullarını oluşturan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi Genel Şartları'nın ( tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller başlıklı )4/c maddesinde tazminatı gerektiren olayın, aracın Karayolları Trafik Kanunu'na göre gereken ehliyetnameye haiz olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda vukua gelmiş ise sigortacının bu hususu zarar görenlere karşı ileri süremeyeceği ve fakat ödemede bulunduktan sonra tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır. Poliçede yer alan bu şart, esasen KTK.nun 95 nci maddesi düzenlemesinin poliçeye aksettirilmiş bir hükmüdür. Ancak, sigortacının mevcut düzenlemeler uyarınca böyle bir durumda akidi olmayan sürücüye yönelmesi mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, davalı sürücü H. A. hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
2- Ayrıca, davacının iddiasına dayanak yaptığı trafik kaza tespit tutanağının incelenmesinde davalı sürücünün ehliyetine ilişkin hanede sadece soru işareti mevcuttur. Sigorta ettiren davalı H. 19.12.2000 tarihli celsede davaya cevabında aracın maliki olduğunu, diğer davalının şoförü bulunduğunu, ehliyetinin olduğunu, ehliyetsiz araç kullandırmadığını, diğer davalı da Körfez Trafik Şube Müdürlüğü'nden verilme 27.02.1996 tarih ve 08587 numaralı ehliyetinin bulunduğunu savunmuş olmalarına göre, mahkemece savunmalar üzerinde hiçbir şekilde durulmadan, ileri sürülen ehliyetin var olup olmadığı, davalı sürücüye ait bulunup bulunmadığı araştırılmadan yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi de yanlış olmuştur.
Sonuç: Yukarıda ( 1 )numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı H. A.'ın temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davalı H. A., ( 2 )numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile, davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy