(4077 S. K. m. 3, 10, 23/2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.10.2003 tarih ve 2001/520-2003/918 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıdan dövize endeksli konut kredisi aldığını, 2001 yılı şubat ayı krizi nedeniyle sözleşmeye müdahale koşulları oluştuğunu ileri sürerek, TL üzerinden uyarlama kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1- Dava, dövize endeksli konut kredisi sözleşmenin uyarlanması istemine ilişkindir.
Kararı temyiz edilen Adana Ticaret Mahkemesi`nce verilen hükümden önce yargılama sırasında, 4077 sayılı Kanun'un 3 ncü maddesinde, 4822 sayılı kanunla yapılan değişiklik ile "konut" kavramı, "mal" kavramına dahil edilmekle, "konut kredisi", 10 ncu maddede düzenlenen "tüketici kredisi" kapsamına alınmış olup, bu durumda, aynı kanunun 23/1 nci madde hükmü karşısında bu davaya bakmak, tüketici mahkemelerinin görevine girmiştir. Öte yandan, bu davalar aynı kanunun 23/2 nci madde hükmüne göre, harçtan muaftır.
Mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, Adana'da müstakil bir tüketici mahkemesi bulunmamaktadır. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 22.06.1995 tarih ve 437 sayılı kararına göre, tüketici mahkemesi kuruluncaya kadar bu mahkemelerde görülmesi gereken davalara o yerde varsa ticaret mahkemesinin bakması gerekmektedir.
O halde, mahkemece, bu davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılmasına ilişkin bir ara kararı verilerek, yukarıda belirtilen yasa hükümleri çerçevesinde davanın ele alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, genel mahkeme sıfatıyla davaya bakılması doğru olmamıştır.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 )nolu bentte açıklanan nedenle, davacının temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ( 2 )nolu bentte açıklanan nedenle, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy