(2004 S. K. m. 50) (1086 S. K. m. 9, 21)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.12.2003 tarih ve 2003/1586-2003/1626 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı sigorta şirketine trafik sigorta poliçesi ile sigortalı aracın müvekkiline ait araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, kısmi ödemeyi ihtirazı kayıtla aldıklarını, değişen kusur durumuna göre bakiye alacaklarının tahsili için başlattıkları takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra-inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı vekilince takip dosyasına Beyoğlu İcra Dairelerinin yetkili olduğuna ilişkin itiraz edildiği, takibin Mersin İcra Müdürlüğü'nce yetki itirazı nedeniyle durdurulduğu, davacının yetkili Beyoğlu/İstanbul İcra Dairelerinde takip yapması gerektiği halde yetkisiz Mersin icra dairesinde takip yaptığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız eylemden doğan tazminat alacağının tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK.nun 50 nci maddesi, icra dairelerinin yetki meselesini hükme bağlamıştır. HUMK.nun 9 ve devamı maddelerindeki yetki kuralları ilamsız icra takiplerinde de aynen uygulanır.
HUMK.nun 9 ncu madde hükmü uyarınca, her dava aksine hüküm bulunmadıkça açıldığı tarihte davalının ikametgahı sayılan yer mahkemesinde görülür, hükmünü içermektedir. Yine aynı Yasa'nın 21 nci maddesinde ise "Haksız bir fiilden mütevellit dava o fiilin vuku bulduğu mahal mahkemesinde ikame olunabilir. " hükmü yer almaktadır.
Bir dava için birden fazla ( genel ve özel )yetkili mahkeme varsa, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasının bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiç birisinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açar ise, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda, haksız eylemin meydana geldiği yerin, Mersin ili olduğu dosya kapsamı ile sabittir.
O halde mahkemece, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde takibin yetkili Mersin İcra Dairesi'nde yapıldığı gözetilip işin esasına girilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy