(1086 S. K. m. 438) (Hırsızlık Sigortası Genel Şartları A. 1, B.5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.12.2003 tarih ve 2003/139-203/597 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.02.2005 günde davalı avukatı Şefik Yüzer gelip davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davalı avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait konutun davalı şirket nezdinde sigortalı olduğu dönemde, 30.05.2002 tarihinde soyulduğunu, buna rağmen sigorta bedelinin davalı tarafından ödenmesine yanaşılmadığı ileri sürerek, (10.000.000.000) TL sigorta bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hırsızlığa karşı Sigorta Genel Şartları'nın 5 (e) maddesi uyarınca ele geçirilen asıl anahtarların kullanılması suretiyle yapılacak hırsızlığın teminat dışında kaldığını, hırsızlığın sigortalının yeğeni tarafından gerçekleştirildiğini, sigortalının ihbar yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle ispat yükünün yer değiştirdiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davalı tarafından teminat dışı kalan halleri düzenlediği iddia edilen 5(e) maddesinin 1996 yılında değiştirilip, yürürlükte olmadığı, poliçe genel şartlarının A.1.1.3. maddesi uyarınca kaybolan, çalınan veya haksız yere elde edilen asıl anahtarla kilit açmak suretiyle yapılan hırsızlığın teminat kapsamında olduğu, somut olayında bu şekilde gerçekleştiği gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile (7.006.380.000) TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarının A.A.1.1.3 maddesi uyarınca rizikonun teminat kapsamında bulunduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Uyuşmazlık konusu olayda, davalı rizikonun teminat kapsamında olmadığından bahisle tazminat ödememiş, davacı, dava açmak zorunda kalmıştır. Davacı vekili riziko tarihi olan 30.05.2002 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tazminata hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece, bir gerekçe gösterilmeden dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiştir. Sigorta tazminatının ne zaman muaccel hale geleceği hususunda poliçe genel şartlarının B.5 maddesinde hüküm bulunup, sigortacının belirlenen tazminatı, rizikonun gerçekleştiğini belirleyen bilgi ve belgelerin kendisine ulaşmasından itibaren en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeme yapma zorunda olduğu belirtilmiştir. Davacının sigortacıya riziko ihbar tarihi olan 03.06.2002 tarihinden sonra 30 gün geçmekle, davalı sigortacının bu tarihte temerrüde düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmekte ise de, yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan dava tarihinden kelimelerinin karardan çıkartılarak yerine 4.7.2002 tarihinden ibaresinin getirilmesine kararın düzeltilmiş bu yeni şekli ile ONANMASINA, davacı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy