(6762 S. K. m. 34, 36) (Ticaret Sicili Nizamnamesi m. 28)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.12.2003 tarih ve 2003/544-2003/1728 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan G
.. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 09.12.2002 tarihli olağanüstü genel kurulunun tescil ve ilanı için davalıya müracaat edildiğini, davalı idarenin müvekkili şirketin ortaklarından S. Holding A.Ş. ve M. hakkında 6183 sayılı kanun gereğince ihtiyati haciz bulunduğundan bahisle işlemin yerine getirilmediğini, TMSF.nun bu ihtiyati haciz ile şirketlerin ticaret sicili nezdindeki işlemlerini kısıtlayamayacağını, bu davranışın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davalının 21.04.2003 tarihli yazısına konu memurluk kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, TTK.nun 36 ncı maddesi anlamında bir red kararı bulunmadığını, TMSF'nin 11.01.2002 ve 21.03.2002 tarihli yazıları ile ihtiyati haczin bildirildiğini, bu konuda Sanayi Bakanlığından görüş alındığını, bunlara istinaden yapılacak uygulamaya ilişkin TMSF'den cevap beklendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının davalıdan son istem yazısında Danıştay 10. Dairesinin yürütmeyi durdurma kararından bahsedildiği, davalının talebi değerlendirerek yasal şartı varsa tescil kararı vermesi gerektiği, şeklen bir aykırılıktan söz edilmediği, davalının yanıtının istemin reddi biçiminde kabul edildiği gerekçesiyle, davacı itirazının kabulü ile davalının işleminin iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticaret sicil memurluğunun işleminin iptali istemine ilişkindir.
Davacı, 15.04.2003 tarihinde davalı ticaret sicil memurluğuna müracaat ederek 09.12.2002 tarihli genel kurul kararının tescil ve ilan edilmesini istemiş, davalı memurluk 21.04.2003 tarihli yazısı ile davacının talebi hakkında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan görüş sorulduğunu belirtilmiş olup, davacı bu cevabın, taleplerinin reddi manasına geldiğinden bahisle iptalini talep etmiştir.
TTK.nun 34 ncü maddesi ile Ticaret Sicili Tüzüğü'nün 28 nci maddesine göre sicil memuru tescil için aranan kanuni şartların mevcut olup olmadığını resen araştırmakla görevli olduğu gibi, anılan kanunun 36 ncı maddesine göre de, sicil memurluğunca verilecek kararlara karşı dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda davalı memurluk tarafından kanunen kendisine tanınmış olan araştırma görevinin yerine getirildiği davacıya bildirilmiş olup, davaya konu bu kararın sicil memurluğunun talep hakkında verdiği nihai karar olarak yorumlanması mümkün değildir. O halde bu davanın davacı tarafından erken açıldığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalının temyiz isteminin kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy