(6762 S. K. m. 520)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.06.2003 tarih ve 2001/787-2003/460 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, iki ortaklı müvekkili şirketin ortağı ve müdürü dava dışı Mustafa G ile davalı arasında hisse devir vaadi sözleşmesi yapıldığını ve Belpa Buz Pateni Tesisi'nin içinde kalıp da müvekkili şirketin kiracısı olduğu galeriler, lokanta, kafeterya ve mutfak kısmının işletilmesinin de davalıya teslim edildiğini, Mustafa'nın davalıya çektiği ihtarnamede devir bedelinin ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini ve işletmenin bir gün içinde teslim edilmesinin istendiğini, davalının ne ödeme yaparak hisseyi devir almaya ne de işletmeyi geri teslim etmeye yanaşmadığını ileri sürerek, müdahalenin önlenmesini, tesisin teslimini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu devir vaadi sözleşmesinin imzası noterle tasdik edilmediğinden TTK.nun 520 nci madde hükmü uyarınca ilgiler arasında dahi hüküm ifade etmeyeceği ve alınanların iadesinin gerekeceği, davanın taraflarından olan davacı şirket, protokolün taraflarından olmasa da, müdahalenin önlenmesine karar verilmesi halinde, davalının Mustafa'ya verdiği çekişmesiz olan 51.500 USD.nin ödenmesine kadar davalıya hapis hakkı tanınmasına karar vermek gerekeceği sonucuna varılarak, davanın kabulüne, davalının vaki mühadalesinin önlenmesine, davalıya hapis hakkı tanınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı şirket ile davalı arasında değil, davacı şirketin ortaklarından Mustafa G ile davalı arasında hisse devir vaadi sözleşmesi imzalanmış olup, Mustafa, dosyada mevcut yazılı belgeye göre davalıdan 51.500 USD peşinatı kendi adı ve hesabına tahsil etmiş ve bunun karşılığında, davacı şirketin bir bölüm işletmesini davalıya teslim etmiştir.
Hisse devir vaadi sözleşmesindeki imzalar noterce tasdik edilmediğinden, TTK.nun 520 nci madde hükmü uyarınca, bu sözleşme, sözleşmenin tarafları bakımından dahi geçersiz olup, buna rağmen davalının işletmeyi teslim alması, davacı şirkete yönelik haksız eylem niteliğindedir. Davalının müdahalesinin hukuka aykırılığı, davacı şirkete yönelik ise de, davalının peşinatı ödediği dava dışı Mustafa'ya, sözleşme kapsamında ileri sürmesi mümkün olan hapis hakkı var ise, bunun muhatabı davacı şirket değildir.
Bu durumda mahkemece, davalı tarafın 17.03.2003 havale tarihli dilekçesinde hapis hakkının tanınmasına ilişkin isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, müdahalenin önlenmesi kararının zorunlu bir sonucu gibi görülerek ve dava dışı Mustafa'nın davacı şirketin ortaklarından biri olduğu gerekçesiyle, davacı şirket aleyhine davalıya hapis hakkı tanınmasına karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy