(1086 S. K. m. 38)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Aksaray Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.12.2003 tarih ve 1998/441-2003/863 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.02.2005 günde davalı avukatı Ali Patlak gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, dava dışı Ak-Tuğsan A.Ş.ne ait hisselerin davalı tarafından davacı limited şirkete devrine dair 11.03.1998 tarihli sözleşmede davalının elindeki %60 hissenin davacıya verilmesi, karşılığında her biri 55.000 DM olan bonoların verilmesinin kararlaştırıldığını, devir tarihine kadar olan işletmenin vergi ve diğer borçlarından davalının sorumlu olacağının sözleşmede belirtildiğini, ancak sözleşmeye sehven devir alan diye yazıldığını, hisse devrine dair bonoları vadesinde tahsil eden davalının önceki borçları ödemediğini, sözleşme gereği davalının müvekkillerine alacak olarak devrettiği alacakların da tahsil edilemediğini ileri sürerek, sözleşmenin 4. maddesinin son satırındaki devir alan ibaresinin devir eden olarak değiştirilmesine, 14.259.438.000TL. davalı borcundan dolayı davalıya müvekkillerince verilen 30.09.1998 ve 30.11.1998 vade tarihli 55.000 DM. bedelli bonoların iptaline, bu olmadığı takdirde 14.259.438.000 TL. nın faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacı şirkete verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sözleşmenin yüklemiş olduğu edimi yerine getirdiğini, karşılığında müvekkiline verilen bonoların meşru hamil ve alacakları tarafından takibe konulduğunu, uzun süre sonra sözleşmede var olmayan bir takım hususların sözleşmenin şartı gibi ile sürülmesinin iyiniyetli bir davranış olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacılardan Askare Otomotiv Ltd. Şti. ile davalı arasında 11.03.1998 tarihli Ak-Tuğsan Tuğla Toprak San. A.Ş.nin hisselerinin devrine ilişkin sözleşme düzenlenerek, davalının şirketteki %50 hissesini davacı şirkete devri ile karşılığında vadeleri belirtilen bonoların verileceğinin belirlenip şirketin devir tarihindeki alacaklarından ödenmeyenler olursa devir edenin devrettiği hisse oranında sorumlu olduğunun belirlendiği, sözleşmede işletmenin mevcut risklerini taraflarca mutabık kalınan ve men'in mevcut riskler dışında kalan ve devir eden davalının imzasını taşıyan risklerden devir alanın sorumlu olacağı belirlenmiş ise de, sözleşmenin yazılımından, mutabık kalınan riskler dışındaki davalı imzasını taşıyan risklerden davalının yeni devredenin hissesi oranında sorumluluğunun amaçlanıp yazım hatası yapıldığının anlaşıldığı, buna göre davalının hissesine isabet eden 3.311.803.982 TL. den sorumlu olduğu gerekçesiyle, 3.311.803.982 TL. nın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacı şirkete verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Dava, anonim şirket pay devrine dair sözleşmede yazılı şirket borçlarının payını devreden davalı tarafından ödenmemesi ve şirketin üçüncü şahıslardaki tahsil edilemeyen alacakları nedeniyle, bu bedellerin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davalı İlhan Çevik, dava dışı Ak-Tuğsan AŞ. ne ait tüm hisselerini davacı Askare Otomotiv Ltd. Şti.ne 11.03.1998 tarihli sözleşme ile devretmiştir. Davacı taraf, devir tarihi itibariyle bu sözleşme gereği, Ak-Tuğsan AŞ. nin borçlarından davalının sorumlu olduğunu, tahsil edilemeyen şirket alacaklarının da davalı tarafından davacıya ödeneceğini iddia etmektedir. Davacı Askare Otomotiv Ltd. Şti., davalı İlhan Çevik'ten devraldığı hisse suretiyle dava dışı Ak-Tuğsan AŞ.ne ortak olmuştur. 11.03.1998 tarihli sözleşmede yazılı borç ve alacaklar, Ak-Tuğsan AŞ. ne ait olup, davacıların şahsi alacakları veya borçları değildir. İlke olarak bu tür talepler, anonim şirketin taraf olduğu davada ileri sürülebilir. 11.03.1998 tarihli hisse satış sözleşmesinin tarafı olan davacı, şirketin borçları ya da üçüncü şahıslardaki tahsil edilemeyen alacaklarından dolayı doğrudan zarara uğradığını da kanıtlar delil sunmamıştır. Mahkemece tüm bu hususlar değerlendirilerek, davacının aktif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığının tartışılması gerekirken, bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400,00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy