(6762 S. K. m. 1066/1, 1235/7, 1258/1, 1262/5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06.11.2003 tarih ve 2001/162-2003/1624 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin asıl, davalının da alt taşıyıcısı olduğu yükün varış yerine iletilmemesi nedeniyle alıcı firmanın emtiayı kabul etmediğini, mal bedelini alamayan satıcı firmanın müvekkil aleyhine açtığı tazminat davasında verilen hüküm uyarınca mal bedelinin müvekkilce satıcı firmaya ödendiğini, davalının kusurlu hareketiyle bu ödemeyi yapmalarına neden olduğunu ileri sürerek, ( 299.500.000 ) TL. ve ( 2.410 ) İngiliz Sterlini'nin 8.11.2000, ( 8.480 ) ABD Dolarının 12.12.2000 ödeme tarihlerinden itibaren temerrüt faizleriyle birlikte fiili ödeme tarihindeki TL. karşılıklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, TTK.nun 1066/1, 1258/1 göndermesiyle 1235/7, 1262/son maddeleri uyarınca davanın zamanaşımına uğradığı ve hak düşürücü sürede açılmadığını, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, talebin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava dışı R. Tekstil Ltd. Şti. tarafından Caracas/Venezuella'da bulunan D. CA isimli firmaya vesaik mukabili ve FOB şekliyle satılan emtianın asıl taşıyıcısının davacı olduğu, navlunun alıcı tarafından varma yerinde ödenmesi gerektiği halde emtianın yüklemeden itibaren 6 ay sonra varma yerine ulaştığı, alıcının makul süre geçtikçe sonra malları kabule zorlanamayacağı, taşınanın sezonluk erkek şortları olup, sezon sonuna gelindiği halde alt taşıyıcı olan davalı tarafından alıcısının tasarrufuna sunulmadığı, taşıyıcılara atfedilecek kusurlardan kaynaklanan sebeple ödemede bulunan davacının alt taşıyıcılara rücu edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı asıl taşıyan, varma yerine zamanında ulaştırılamaması nedeniyle alıcısı tarafından kabul edilmeyen emtia bedelini kendi akidi olan dava dışı satıcıya ödemiş, iş bu davada da kusurlu hareketiyle bu ödemeyi yapmasına neden olan alt taşıyıcıdan, ödediği meblağı talep etmiştir. Her ne kadar bu bedelin ödenmesi satıcı R. Tekstil ile asıl taşıyıcı şirket arasında görülen davada verilen karar sonucunda yapılmış ise de bu davada emtianın akibeti tartışma konusu olmamıştır. Oysa mallar alıcı tarafından kabul edilmeyince davacının talimatı üzerine İstanbul'a geri getirilmiş ve burada gümrükteki bekleme süresinin geçirilmesi üzerine millileştirilmiştir. Zarar da malların millileştirilmesinden kaynaklanmaktadır. Ayrık görüşler de içerse, her iki bilirkişi raporunda da millileşmenin önlenebileceği kabul edilmiştir. O halde mahkemece, zararın nasıl oluştuğu açıklığa kavuşturulmadan ve bilirkişi raporundaki zararın önlenebileceği görüşü üzerinde durulmadan, davacının bu aşamada zararın meydana gelmesini engellemeye yönelik bir kusuru olup olmadığı, gümrük mevzuatı da dikkate alınarak değerlendirilmeden, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy