(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 24) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 9. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.12.2003 tarih ve 2003/269-2003/1020 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Ö
tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigortanın, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak, davalılar aleyhine açtığı kasko rücu davası sonunda, mahkemece davanın kabulüne ilişkin verilen kararı, davalılardan sigorta vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK.nun 1301 nci maddesi uyarınca açılan kasko rücu davasıdır.
Mahkemece, davalılardan sigorta vekilinin husumet itirazı üzerinde durulmaksızın bu davalı bakımından da davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı sigortanın gönderdiği yanıtta, kaza tarihini kapsayacak nitelikte davalı araca ait sigorta poliçesi bulunamadığı, ruhsat örneği gönderildiğinde yeniden inceleme yapılacağı, aksi halde davanın kendileri bakımından reddine karar verilmesi savunulmuş, mahkemece bu savunma üzerinde durulmayarak, bu davalı bakımından da davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacı ve bu davalılardan bu yöndeki kanıtların sorulup, ibraz ettirilmek, gerektiğinde olay tarihi itibariyle aracın malikinden beyan alınmak, poliçenin ibrazı istenilmek, sonuç alınamaz ise 2918 sayılı KTK.nun 24 ncü maddesi uyarınca Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ibraz edilmeden bir aracın trafiğe tescilinin yapılamayacağı düşünülerek, ilgili trafik sicilinden Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile aracı sigorta eden şirket tespit edilmek, yine sonuç alınamazsa, trafik kaza tespit tutanağında tarih ve numaraları verilen ve sigorta eden şirketin davalı sigorta şirketi olduğu bildirilen açıklamadan yola çıkılarak, gerçekten anılan poliçeyi düzenleyen şirketin davalı sigorta şirketi olup olmadığı hususu gerektiğinde bu şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle araştırılmak, sonucuna göre karar verilmek gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak, bu yöndeki savunmaya itibar edilmeksizin davalı sigorta bakımından da davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılardan sigorta vekilnin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy