(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.12.2003 tarih ve 2003/43-2003/956 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete kasko poliçesi ile sigortalı aracı kazada hasar gördüğü halde davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek, asıl davada şimdilik 10.000.000.000.-TL, birleşen davada 1.355.000.000.-TL hasar bedelinin temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kazanın istiap haddinden fazla yolcu alınmasından kaynaklanması nedeniyle, hasarın teminat dışı kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, fazla yolcu alınmışsa da, kazanın münhasıran bundan kaynaklanmadığı, tazminat miktarının 11.355.000.000.-TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, her iki davada, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya ilişkin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir
2- Asıl ve birleşen dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, araç hasar miktarına ilişkin avukat olan bilirkişiden alınan rapor, hükme esas alınmıştır. Oysa, bu bilirkişinin araç hasarının tespiti alanında uzmanlık sahibi olmadığı açık olup, davalı vekili, rapora bu yönden de itiraz etmiş ise de, bu itiraz üzerinde de durulmamıştır.
O halde, mahkemece, araç hasarına ilişkin uzman bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan ( 1 )numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 )numaralı bentte yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile asıl ve birleşen davada verilen kararın, davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy