(6762 S. K. m. 1281/2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'ne verilen 02.12.2003 tarih ve 2003/88-2003/900 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra ışın gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili şirkete ZMSS ve İMSS teminatları ile sigorta ettirdiği aracının, alkollü sürücü tarafından 3 ncü kişiye ait araca çarpması sonucu müvekkilince ödenen toplam 4.100.000.000 lira tazminatın davalıdan faiziyle rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kusurun karşı araçta olduğunu, aracı hasar gören müvekkilinin kasko poliçesi nedeniyle davacıdan 4.700.000.000 lira alacaklı olduğunu, bunun bu davada takas edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, alkolün etkisi altında kazanın meydana geldiği, sürücünün tam kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacı ZMSS. ve İMSS. sigorta şirketi olan davacının, zarar görene ödediği hasar bedelinin, zararı doğuran olayın, sürücünün alkollü içki almış olması nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş bulunmasından ileri geldiği iddiasına dayalı olarak, ZMSS. genel şartların 4/d, İMSS. genel şartlarının 4/c maddesi uyarınca sigorta ettirenden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Böyle bir durumun varlığını ispat yükü ise, TTK.nun 1281/2. maddesi uyarınca sigortacıya düşmektedir. Sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konularında uzman bir bilirkişinin de yer aldığı kurul tarafından, olayın salt alkol etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin, başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekmektedir. Raporu hükme esas alınan bilirkişi kurulu, Dairemiz uygulamasına uygun şekilde oluşturulmuş ise de, olayın oluş şekli bu raporda tartışılmamış, alkol oranından yola çıkarak, alkolün olaya etki ettiğinin tespitiyle yetinilmiş olup, davanın kabulü için olayın sadece ve tek başına alkolün münhasır etkisiyle oluştuğu kesin olarak ortaya konması gerekirken, rapor bu noktada yetersiz kalmıştır.
O halde, mahkemece, sürücünün aldığı alkolün kazaya etki ettiğine ilişkin tespitin tek başına uyuşmazlığın çözümüne yetmeyeceği gözetilerek, alkolün münhasır etkisi altında kazanın olup olmadığı üzerinde durulması, ek ya da yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz rapora itibar edilerek, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, davalı vekilinin yanıt dilekçesinde dayandığı takas defi hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm tesis edilmemesi de doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy