(2918 S. K. m. 99, 100) (Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları m. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Üsküdar Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.11.2003 tarih ve 2001/1348-2003/1169 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekilinin, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraflar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair tesis edilen hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı olarak yapılan ödemenin rücuan tahsili istemine ilişkindir. Kazaya neden olan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kaza tarihini kapsar şekilde zorunlu mali sorumluluk ve ihtiyari mali sorumluluk poliçeleri ile sigortalı olduğu dosyada mevcut poliçe örneklerinden anlaşılmıştır. Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 1 nci maddesinde, bu poliçe ile aracın işletenine Karayolları Trafik Kanunu ve Umumi Hükümlere göre terettüp eden hukuki sorumluluğun poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmının poliçede yazılı hadlere kadar temin edileceği belirtilmiştir. Buna göre, davacıya sigortalı araçta meydana gelen zararın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinde yazılı teminat limitini aşan kısmının bulunması halinde, bu kısmın ihtiyari mali sorumluluk sigortası poliçesinden karşılanması gerekmektedir.
Somut olayda, 1.603.000.000.-TL tazminattan davalı şirketin zorunlu mali sorumluluk poliçesi uyarınca sigorta limiti olan 1.200.000.000.-TL.sı ile sınırlı olarak sorumluluğuna karar verilmiştir. Kazaya neden olan araç, davalı şirkete kaza tarihi itibariyle ihtiyari mali sorumluluk poliçesi ile de sigortalı olup, bu poliçeden kaynaklanan sorumluluğu maddi hasarlarda 500.000.000.-TL ile sınırlıdır. Buna göre mahkemece, hüküm altına alınan tazminat miktarından zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesinde yazılı limiti aşan 403.000.000.-TL.sı tazminat miktarı yönünden de, davalı şirketin ihtiyari mali sorumluluk poliçesi nedeniyle sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sadece zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesinden doğan sorumluluğuna karar verilmiş olması doğru görülmediğinden, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Kabul şekline göre de, davalı sigorta şirketinin temerrüdü kanıtlanamadığı gerekçesiyle hüküm altına alınan miktara dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmişse de, davalı şirketin davacı şirkete hitaben düzenlediği 07.09.2001 tarihli yazıyla davacı sigorta şirketinin talep ettiği 1.603.000.000.-TL.sını ödeme taahhüdünde bulunduğu anlaşılmakla, dava tarihinden önce davalı şirketin temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. Buna göre, davacı vekilinin istemi doğrultusunda anılan yazı tarihinin öğrenme tarihi olarak kabulü ile bu tarihe KTK.nun 99 uncu maddesi uyarınca 8 iş günü ilavesiyle belirlenecek tarihte davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilerek, davalı sigorta şirketinin hüküm altına alınan miktardan açıklanan şekilde belirlenecek temerrüt tarihinden itibaren faizle sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde dava tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 )ve ( 2 )numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy