(2918 S. K. m. 109/1) (1086 S. K. m. 388/3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şişli Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.12.2003 tarih ve 2002/69-2003/2033 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin sigorta güvencesi verdiği aracın kaza yapması sonucunda araçta yolcu olan ve yaralanan kişilere müvekkili özelleştirilmiş sektörel sosyal sigorta kurumunca 463.368 BFR ödendiğini, bu miktarın 105.583 BFR'sının sürücü A.'ya ait olduğunu ileri sürerek, bakiyesi 297.783 BFR'nin davalı zorunlu trafik sigortacısından tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, kazaya neden olan aracın sigorta poliçesinin bulunmadığını, alacağın Karayolları Trafik Kanunu'nun 109 ncu maddesi gereğince zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, kaza tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
HUMK.nun 388/3 ncü maddesine göre, mahkeme kararında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ret ve üstün tutulma nedenlerinin gösterilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, dava dilekçesi ve yanıt dilekçesinden yola çıkılarak davalının zamanaşımı def'i kabul edilerek red kararı verilmiş ise de, karar yukarıda açıklanan hususları içermemekte ve tarafların hiçbir delili toplanmadığından Yargıtay denetimine de elverişli nitelikte değildir.
O halde mahkemece, tarafların iddia ve savunmalarını dayandırdığı somut delillerinin ibrazı için süre verilip, deliller sunulduğunda öncelikle husumet yönünden inceleme yapılıp, bu husus aşıldıktan sonra diğer iddia ve savunmaların değerlendirilmesi gerekir. Bu hususlarda yeterli deliller toplanmadan salt dava ve yanıt dilekçesi ile bağlı kalınarak hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy