(3095 S. K. m. 4/a)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.12.2003 tarih ve 1999/405-2003/503 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada 9.600 USD bulunan vadesiz döviz tevdiat hesabının, parasını çekmediği halde bilgisi dışında kapatıldığını ileri sürerek, bu meblağın devlet bankalarınca işletilen en yüksek yılık faizi ile aynen ya da bu olmaz ise ödeme günündeki efektif satış kuru üzerinden TL. olarak tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bankada hesabının bulunmadığını, Gölcük depreminde bankanın tüm belgelerinin kaybolduğunu ve zayi belgesi aldıklarını, uzun zaman sonra başvuran davacının kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, 9.600.DM'nin dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca bu tür mevduata uygulanan değişen oranlardaki yasal faiziyle fiili ödeme tarihindeki TL. karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece, yabancı para üzerinden hüküm kurulduğuna göre, 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca, Devlet Bankaları'nın o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı araştırılarak, bu oranlar üzerinden faize hükmedilmesi gerekirken, temerrüt faizine ilişkin olarak, infazda tereddüt oluşturacak nitelikte, bu tür mevduata uygulanan değişen oranlardaki yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesi şeklinde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda ( 1 )numaralı bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 )numaralı bentte açıklanan nedenle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy