(1163 S.K. m.17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 9.10.2002 tarih ve 2001/388-202/359 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatif ortağı iken istifa ederek ayrıldığını, ödemelerinin iade edilmemesi üzerine yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, genel kurulca alınmış erteleme kararı bulunduğunu, davacının ancak bilançoda payına düşeni isteyebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, genel kurulun ödemelerin ertelenmesine ilişkin kararı bulunmasına rağmen yapılacak ödemenin kooperatifin varlığını tehlikeye düşürecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 11.375.258.400.TL. üzerinden takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif üyeliğinden ayrılan davacının 1163 SK.nun 17. maddesi uyarınca belirlenecek alacağının tahsili amacıyla girişilen takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı kooperatifin 24.06.2001 tarihli genel kurulunda ayrılan ortaklara ödemelerin en erken bir yıl, en geç üç yıl içinde yapılması kararı alınmış olup, 122 ortağın kooperatif üyeliğinden ayrıldığı anlaşılmaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı ortağa yapılacak ödemelerin kooperatif mevcudiyetini tehlikeye sokmayacağı belirtilmiş ise de, yapılan değerlendirmenin sadece bir yıl ve daha kısa süreli ödenecek borçlar ile o yıl ayrılan üyelere ödenecek miktar baz alınarak yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece kooperatif ve muhasebe işlerinden anlar uzman bilirkişilerden oluşturulacak kurul aracılığıyla, kooperatiften ayrılanların tümü birlikte değerlendirilerek, ayrılan her bir ortağın, kooperatifçe belirlenen ödeme çizelgesine bağlı olmaksızın alacağını talep etme hakkının bulunduğu nazara alınmak suretiyle yapılacak ödemelerin kooperatif mevcudiyetini tehlikeye düşürüp düşürmeyeceği ve dolayısıyla genel kurulun aldığı erteleme kararının yerinde olup olmadığı hususunun açığa çıkarılması konusunda denetlenebilir ve hükme dayanak yapmaya elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 3.5.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy